Dikkat Çocuklarımız Bizden Öğreniyor!!!
Volkan Alabaz Tarafından Kültür Kategorisine YazıldıÇocuklarımız yada doğacak çocuklarınız gelecek hayatlarını bizim onlara model olarak gösterdiğimiz şekilde yaşamaktadır,yaşayacaklardır. Çocuklarımızın her davranışının altında bizden esintiler vardır, UNUTMAYIN… Ben bunun ne olduğunu çok iyi biliyorum ve Yüce Rabbime bana daha fazla acılar göstermediği için her gün şükrediyorum çünkü ben bütün çocukluğu babası tarafından her gün dayak yiyen ve Annemin dayak yemesini izlemekle geçirmiş bir kişiyim.Ama şimdi benim için en değerli olan Eşim ve çocuklarım umarım sizler içinde öyle olur Bu videoyu mutlaka izleyin şiddetle tavsiye ediyorum…Ben izlerken gözyaşlarımı tutamadım.Umarım çocuklarımızın değerini anlarız.
Çocuk yaşadıklarından öğrenir…
Dorothy Law Nolte
Tags: Çocuk Gelişimi, Çocuklar, Çocuklarımız, Dorothy Law Nolte, Gelişim, Yüce Rabbim
Bu Yazıyı Paylaşın
Türkçe yazanlar için hatırlatmalar; cümle büyük harfle başlar, nokta ile biter. Noktadan sonra boşluk bırakılır, yeni cümle başlar. "gelcem, gitcem, gidiyom" denmez "geleceğim, gideceğim, gidiyorum" denir. "Herkez" denmez "herkes" denir. "Yaaaa" çok laubali bir sözdür. "bU şEkiLDE" yazmak sadece okuyanı yorar. "Yanlız" değil "Yalnız" denir. "ğ" harfi "g" şeklinde yazılamaz. "Bende, sende" denmez, "Ben de, sen de" denir. "Dahi" anlamındaki "de" ayrı yazılır. "Geldimi?" yazılmaz "Geldi mi?" yazılır. Soru takıları ayrı yazılır. "OKmi?" değil, "Tamam mı?" denir. "ahmet, belgin, duru" denmez. "Ahmet, Belgin, Duru" denir. Özel isimlerin, illerin, ülkelerin ilk harfleri büyük yazılır. "ki" eki, bağlaç olarak kullanılıyorsa ayrı, iyelik eki olarak kullanıyorsa birleşik yazılır. "v" yerine "w" yazılmaz... Yani Türkçe, Türkçe yazılır. MSN Türkçesi'yle değil.


































































Yazılar(RSS)
Haziran 21st, 2007 de 01:40
Şimdiki çocuklar pek iyi şeyler göremiyor, onlar üçüncü dünya savaşının büyükleri olacak..
Haziran 27th, 2007 de 13:31
Etkileyici, düşündürücü.. böyle olduğu 1000 yıldır bilinmesine rağmen böyle, bu arada bloglama işinde Volakn Alabaz’ın pro sürümü iyiden iyiye devreye girmeye başladı, bir “ben” kipi olmadan yazılar yazsa tadından yenmeyecek, (V) son olarak bu tema, bu site bana bir şeyler hatırlatıyor, ama çok flu, msn var, bilmiş var, ha birde Volkan var ama hatırlayamıyorum. (M)
Ekim 14th, 2007 de 00:49
Rahmetli babam çok iyi bir insandı. Dokuz yaşında Erzincan’ dan İstanbul’a gelmiş kendini yetiştirmiş düzgün türkçesi olan komik bir adamdı. 1960 lı yıllar .Beşiktaş Barboros İlk okulunun kaloriferciliğini yapıyor. Annem de ana okulunda çalışıyor.
Bir gün annemin yapma Salim Efendi vurma ne olur çığlıkları ile mutfağa koştum. O iyi insan anneciğimi yerlerde sürüklüyor bir yandanda o kömür taşımaktan pazılaşmış kuvvetli kolları ile neresi gelirse vuruyordu. Annemin ağzındaki kanı görünce babamın bacağına sarıldım ”yapma babaaaa vurma babacım” diye ağlamaya başladım, bacağını bırakmıyor sağa sola savruluyordum. Sonrasını hatırlamıyorum. Gözlerimi açtığımda Taksim İlk yardım Hastanesinde idim. Yüzü morluklar içinde, dudağından siyah iplik gibi bir şey sarkan annen elimden tutuyor, dudaklarıma ıslak bez sürüyordu. Ben sağa sola babamın bacağında savrulurken guzine sobanın köşesine kafamı çarpmışım . Tam 16 dikiş kafam sarılı bir vaziyette iki gün sonra gözümü açıyorum. Dört gün sonra taburcu oldum. Annem dayak yerken, düşündüğüm tek şey hiç unutmuyorum babamın o anda ölmesini istememdi. Sebebi ni yıllar sonra konu açıldığın da annemden öğrendim. Meğer babam ,annemin maaşını hep kendisi alırmış. Ne olduysa o ayın maaşını anneme vermişler. O da içinden çok küçük bir parayı alıp ablama harçlık olarak vermiş. Vay efendim ben sizi parasız pulsuz mu bırakıyorum diyerek ikimizi de hastanelik etmiş. Ne kadar kendini yetiştirsede serde Anadolu erkekliği yatıyor ya. O da çok üzülmüş olacak ki bir daha bizi hiç incitmedi. Ne istersek fazlasıyla aldı. Ama ne annem ne de ben o günü hiç unutamadık. Tüm çocuklar hep gülsün. Siz de mutluluğu yakalamışken sımsıkı sarılın. Çocuklarımızı Allah nazardan korusun ikisini de öpüyorum. Kaptan’dan sevgiler.