Çocuklarımız yada doğacak çocuklarınız gelecek hayatlarını bizim onlara model olarak gösterdiğimiz şekilde yaşamaktadır,yaşayacaklardır. Çocuklarımızın her davranışının altında bizden esintiler vardır, UNUTMAYIN… Ben bunun ne olduğunu çok iyi biliyorum ve Yüce Rabbime bana daha fazla acılar göstermediği için her gün şükrediyorum çünkü ben bütün çocukluğu babası tarafından her gün dayak yiyen ve Annemin dayak yemesini izlemekle geçirmiş bir kişiyim.Ama şimdi benim için en değerli olan Eşim ve çocuklarım umarım sizler içinde öyle olur Bu videoyu mutlaka izleyin şiddetle tavsiye ediyorum…Ben izlerken gözyaşlarımı tutamadım.Umarım çocuklarımızın değerini anlarız.

Çocuk yaşadıklarından öğrenir…

Eğer bir çocuk eleştiriyle yaşarsa,kınamayı öğrenir. Eğer bir çocuk düşmanlıkla yaşarsa, savaşmayı öğrenir. Eğer bir çocuk utançla yaşarsa, suçlu hissetmeyi öğrenir. Eğer bir çocuk hoşgörü ile yaşarsa, sabırlı olmayı öğrenir. Eğer bir çocuk övgüyle yaşarsa, değer vermeyi öğrenir. Eğer bir çocuk alayla yaşarsa, utanmayı öğrenir. Eğer bir çocuk adil yaşarsa, adaleti öğrenir. Eğer bir çocuk güvenceyle yaşarsa, inanmayı öğrenir. Eğer bir çocuk dürüstlükle yaşarsa, doğruyu öğrenir. Eğer bir çocuk yüreklendirmeyle yaşarsa, kendine güvenmeyi öğrenir. Eğer bir çocuk arkadaşlıkla yaşarsa, dünyada sevgiyi bulmayı öğrenir. Eğer bir çocuk onaylamayla yaşarsa, kendinden hoşlanmayı öğrenir.

Dorothy Law Nolte


Tags: , , , , ,

Bu Yazıyı Paylaşın Türkçe yazanlar için hatırlatmalar; cümle büyük harfle başlar, nokta ile biter. Noktadan sonra boşluk bırakılır, yeni cümle başlar. "gelcem, gitcem, gidiyom" denmez "geleceğim, gideceğim, gidiyorum" denir. "Herkez" denmez "herkes" denir. "Yaaaa" çok laubali bir sözdür. "bU şEkiLDE" yazmak sadece okuyanı yorar. "Yanlız" değil "Yalnız" denir. "ğ" harfi "g" şeklinde yazılamaz. "Bende, sende" denmez, "Ben de, sen de" denir. "Dahi" anlamındaki "de" ayrı yazılır. "Geldimi?" yazılmaz "Geldi mi?" yazılır. Soru takıları ayrı yazılır. "OKmi?" değil, "Tamam mı?" denir. "ahmet, belgin, duru" denmez. "Ahmet, Belgin, Duru" denir. Özel isimlerin, illerin, ülkelerin ilk harfleri büyük yazılır. "ki" eki, bağlaç olarak kullanılıyorsa ayrı, iyelik eki olarak kullanıyorsa birleşik yazılır. "v" yerine "w" yazılmaz... Yani Türkçe, Türkçe yazılır. MSN Türkçesi'yle değil.
3 Cevap Var “Dikkat Çocuklarımız Bizden Öğreniyor!!!”
  1. sesebian diyorki:

    Şimdiki çocuklar pek iyi şeyler göremiyor, onlar üçüncü dünya savaşının büyükleri olacak..

  2. canarkadaş diyorki:

    Etkileyici, düşündürücü.. böyle olduğu 1000 yıldır bilinmesine rağmen böyle, bu arada bloglama işinde Volakn Alabaz’ın pro sürümü iyiden iyiye devreye girmeye başladı, bir “ben” kipi olmadan yazılar yazsa tadından yenmeyecek, (V) son olarak bu tema, bu site bana bir şeyler hatırlatıyor, ama çok flu, msn var, bilmiş var, ha birde Volkan var ama hatırlayamıyorum. (M)

  3. Adil Kaptan diyorki:

    Rahmetli babam çok iyi bir insandı. Dokuz yaşında Erzincan’ dan İstanbul’a gelmiş kendini yetiştirmiş düzgün türkçesi olan komik bir adamdı. 1960 lı yıllar .Beşiktaş Barboros İlk okulunun kaloriferciliğini yapıyor. Annem de ana okulunda çalışıyor.
    Bir gün annemin yapma Salim Efendi vurma ne olur çığlıkları ile mutfağa koştum. O iyi insan anneciğimi yerlerde sürüklüyor bir yandanda o kömür taşımaktan pazılaşmış kuvvetli kolları ile neresi gelirse vuruyordu. Annemin ağzındaki kanı görünce babamın bacağına sarıldım ”yapma babaaaa vurma babacım” diye ağlamaya başladım, bacağını bırakmıyor sağa sola savruluyordum. Sonrasını hatırlamıyorum. Gözlerimi açtığımda Taksim İlk yardım Hastanesinde idim. Yüzü morluklar içinde, dudağından siyah iplik gibi bir şey sarkan annen elimden tutuyor, dudaklarıma ıslak bez sürüyordu. Ben sağa sola babamın bacağında savrulurken guzine sobanın köşesine kafamı çarpmışım . Tam 16 dikiş kafam sarılı bir vaziyette iki gün sonra gözümü açıyorum. Dört gün sonra taburcu oldum. Annem dayak yerken, düşündüğüm tek şey hiç unutmuyorum babamın o anda ölmesini istememdi. Sebebi ni yıllar sonra konu açıldığın da annemden öğrendim. Meğer babam ,annemin maaşını hep kendisi alırmış. Ne olduysa o ayın maaşını anneme vermişler. O da içinden çok küçük bir parayı alıp ablama harçlık olarak vermiş. Vay efendim ben sizi parasız pulsuz mu bırakıyorum diyerek ikimizi de hastanelik etmiş. Ne kadar kendini yetiştirsede serde Anadolu erkekliği yatıyor ya. O da çok üzülmüş olacak ki bir daha bizi hiç incitmedi. Ne istersek fazlasıyla aldı. Ama ne annem ne de ben o günü hiç unutamadık. Tüm çocuklar hep gülsün. Siz de mutluluğu yakalamışken sımsıkı sarılın. Çocuklarımızı Allah nazardan korusun ikisini de öpüyorum. Kaptan’dan sevgiler.

Yorum yaz

XHTML: You can use these tags: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

*
To prove you're a person (not a spam script), type the security word shown in the picture. Click on the picture to hear an audio file of the word.
Click to hear an audio file of the anti-spam word

Kapat
E-posta ile paylaş