EVLİLİK YILDÖNÜMÜMÜZ - Eş Ruhum Meriye

6206796.jpg

Sene 2001…. Üzerinde kırmızı bir cüppe olan adamın tuttuğu mikrofona sırayla uzanıp " Evet " diye haykıran iki ayrı ses… Atılan imzalar, ayağa kalkış ve her şeyini bildiğini sandığın ama hiçbir şeyine vakıf olamadığın bir kadının kocası olmak…Daha çok gençken uzatılan parmaklara takılan yüzükle tescillenen an… bir anda duvağın açılıp önce sağ sonra sol en sonda alına konulan öpücükle kapanan bir çift göz… işte gurur anı… karı-kocayız artık…karımsın artık…. Her evlilik başlangıcında kendi kendine ve karşındakine verdiği sözleri vardır insanın. Farklı olacaktır, anlayışlı davranılacaktır, hem dip dibe hem özgür bırakılacaktır kişi. İletişim denen tek dişi kalmış canavar en önemli unsur olmalıdır. Uyurken bile eller ayrılmayacaktır, yolda yürürken, merdiven çıkarken, araba kullanırken kenet gibi olunacaktır. Sanki tersi olsa biri alıp gidecek sanılır. Biraz zaman geçer, birazda içi geçer insanın. Uyurken biraz ayrılmak iyi gelecektir. Rahat yatmalı insan felsefesi altında yatağın uçları olur konum merkezleri. Gece uyanıp uyanıp sevişmeler bir süre sonra tartışmaların ardından yaşanan uykusuzluğa bırakır kendini. Arabada giderken artık eller radyo kanalları arar olur, e nede olsa tartışmanın ardından elbet bulunur ortama cuk oturacak, yüreğin acısını anlatacak şarkılar, bulana kadar el habire meşguldür. Akşamları karanlıkta yapılan danslar yerini kumandalı gecelere bırakır, onsuz yatağa girmezken, bir bakarsın ki, o koltukta sabahlamış iki büklüm, sen gözünü boş yastığa açmışsın. Bu hafta annemlere gitmedik, en çok seninkiler gidiyoruz muhabbeti başlar, yani hafta sonları bile doludur artık. "Bir hafta sonu da kendime ayıramıyorum, şöööle gönlümce takılayım arkadaşlarımla" sözü koyar en çokta. "Neden artık, benimle vakit geçirmek istemiyor mu acaba,?" takıntılarına düşer adam.Bir zaman sonra çocuk olur, birlikte yaptıkları en güzel şeydir aslında o küçücük oğlan. Büyürken Yılmaz Erdoğanın dediği gibi bizi de büyütür. Yorgun geceler, telaşlı saatler başlar. Beş dakika boş zamanı adamla değil, oğluyla geçirmek ister kadın. Evde artık iki tane ilgi isteyen bebek vardır. İki çocuk büyür evde ben ve oğlum. Çocuk büyür,adam büyür, kadın büyür. Beraber kurulan hayallere ulaşmak için yolculuk başlar. Faturalar, kredi kartları, nasıl yapalımlar, nasıl edelimler, çocuğun yuvası, taksit tutarları derken evlilikte yarılanır böylece. Altı sene geçer gider anlamadan, anlam vermeden…. Ve ardından ikinci çocuk gelir…İkinci kez oğlan…Bartu Sene 2007….. Anlatılamayan, yanlış anlatılan, unutulan, unutulmaya çalışılan,gözardı edilen, görmezden gelinen koca bir altı sene. Seninle tanıştığım ilk gün hala aklımda…gözlerin,gülüşün,karşı konulmaz saflığın,evet bir kadının saflığını ilk sende tattım, işte bu yüzdendir ki, hayatımı seninle harcamaya,paylaşmaya ve bitirmeye karar verdim. Seninle evliliğe yeniden şekil verdim, belki de hissetmeden senin ellerinde hayat kazandım. Klişe hiçbir şeyi sevmedim, seninle hiçbir şeyde klişelik yoktu. Bu kadar senenin ardından teşekkür ediyorum, ne için mi…?! Bana kazandırdıkların-benden aldıkların için bana sahip çıkıp-beni özgür bıraktığın için kendinden bir parçayı bana verip, Yüce Rabbimin izniyle ona hayat verdiğin için yalanı asla benimle tanıştırmadığın-ama zaman,zaman yalana teşvik ettiğin için önce olayların karamsar yanını önüme serip-sonra ruhuma iyimserlik aşıladığın için bana katlanıp-beni katlanmaz yaptığın için seni seviyorum cümlesini duymayı unutturduğun-ama en olmadık zamanlarda hatırlattığın için benim için her şeyden önemli olan ve bir kadında bulunması gereken tek şeyi " iyi bir ANNE" olmayı başardığın için ….. ve daha birçok yaşanmışlık ve yaşanılacak anlar için…. bugün evlilik yıldönümümüz, bu kısmı benim için hiçbir zaman önemli olmadı ama en önemlisi bugün ilk anlamlı eveti ettiğimiz gün. Umarım asla pişmanlık duymamışsındır beni hayatına kattığına. Acısıyla, tatlısıyla, gözyaşıyla, tutkusuyla,yalanıyla, hayata dair yaşanılması gereken ne varsa seninle yaşadığım için mutluyum. En önemlisi de bir eş olarak şanslılığımı bir tarafa bırakıyorum, SEN GURUR DUYULACAK BİR ANNE VE EŞSİN. Sırf bu yüzden bile olsa SANA AŞIĞIM. Nice 6 seneleri devirmeye EŞ RUHUM….!!! Karım Merim…!!! Senin için bugün gece bir şiir okudum kendi sesimden umarım beğenirsin für dich…

Bu Yazıyı Paylaşın | Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

Konuya yapılan yorumları Buradan okuyabilir veya Bu linki kullanarak herhangi bir Rss aracı ile yorumları takip edebilirsiniz.

Yorumlar

Sizlere nice mutlu sağlıklı yıldönümleri diliyorum. Mutluluğunuz daimi olur inşallah.

Teşekkürler Hüseyin’cim. Umarım sende evli blogcular kervanına en kısa, en güzel ve en mutlu şekilde katılırsın. :P

volkan şiir süper olmuş meral hanım çok şanslı birisi nice mutlu yıldönümlerine hep böle kalın duygulandım yaa alıcam şimdi :(

Teşekkür ederim Fatih dostum çok incesin.İnsan memnun kalıyor böyle zamanlarda dostlarından mesaj almak.Volkan ve Meral olarak sana sevgilerimizi gönderiyoruz :)

Nice mutlu yıllara…

Vows are spoken
To be broken
Feelings are intense
Words are trivial
Words are meaningless
And forgettable
(c) DM

P.S.: humans are strange creatures…. (H) (G)

Erdalcım mesajın için çok teşekkür ederiz (V)heyo DAMACANA ailesi de yanlız bırakmadı :P

Bir gün gecikmeyle de olsa biz de kutlarız evlilik yıldönümünü. Kutladık hatta bakın: Kutlu olsun, bozulmasın vs.

Ne demek efendim geç kalmak önemlimi yani düşünmeniz yeter çok teşekkür ettim sizede ;)

Nice yıldönümlerine Volkan’cım Tanrı sizi korusun nu arada linkler sayfasına seni ekledim bende sevgiler :) :$

Teşekkürler Eda Hanım çok incesiniz.

eda hanım hazır eliniz değmişken benide ekleseydiniz ne güzel olurdu (:

Allah bozmasın mutluluğunuzu, tebrikler:)

Çok teşekkürler kolaj,çok mersi. ;)

nice mutlu yıllara ,allah mutluluğunuzu bozmasın (G)

Teşekkür ederim.Seni de bağlantılarıma ekledim.Artık takip edeceğim. ;)

eşinle nice mutlu yıllara adaşım. sevgiler saygılar.

Teşekkür ederim adaşım.İnşallah sizde bizim gibi altıncı yıllınızı devirir hatta nice altı,oniki,derken eşinle mutlu bir ömür sürersiniz.Saygı bizden ;)

çok güzel anlatmışsınız,mutluluğunuzun daim olması dileği ile… :$

Volkan Bey,

Eşiniz ve evliliğiniz hakkında yazmış olduğunuz bu muhteşem yazıdan dolayı sizi kutluyorum. Bir beraberlik bu kadar mı güzel anlatılır?

Anlattıklarınız bir çok evde yaşanan ve aşağı yukarı aynı seyreden olaylar. Belki çoğumuz duygularımızı karşımızdakine açık açık ifade edemiyoruz. Yazmak galiba en güzeli.

Meral Hanım da çok şanslı olduğunu umarım biliyordur.

Size daha nice yıllar diliyorum, umarım inancınızı hiç kaybetmezsiniz.

Selamlar.

RUSYA’DAN PKK’YA SİLAH
Son birkaç yıl içinde Rusya’nın, Türkiye’nin siyasal ve ekonomik alanlarda en yakın dostu ve partneri olduğu biliniyor. Bu trendin devam etmesi bekleniyor. Ancak terör konusunda Rusya ile ilgili duyulan haberler hiç de dostça bir tavır sergilemiyor.
Bugünlerde Rusya’nın, Ermenistan-Yunanistan-İran-Irak hattı üzerinden PKK’ya füze sattığı öne sürülüyor. PKK’dan 5 ay önce kaçarak güvenlik güçlerine teslim olan ve örgütün Kuzey Irak’taki kamplarını harita üzerinde güvenlik güçlerine tek tek gösteren E.D., “Füze kullanma eğitimi aldığını ve örgütün elindeki omuzdan atmalı Rus yapımı ‘Strella-7′ füzelerinin Ermenistan üzerinden Yunanistan’a, buradan İran’a, İran üzerinden de Irak’taki kamplara ulaştırıldığını” açıklıyor.
Kandil Dağı’nda bölücü örgütün Kurtak, Dolakoge, Şehit Harun, Kanicenge, Berdenazi, Haftanin kamplarında eğitim gördükten sonra, birlikte gönderildiği 9 kişilik gruptan ayrılarak Şırnak’ın Gabar dağı eteklerinde bulunan Akçay Piyade Tugay Komutanlığı’na teslim olan E.D. savcılıkta verdiği ifadede füze eğitimini nasıl aldığını şöyle anlatıyor: “Cemil Bayık bana ideolojik eğitim verip, beni Türkiye metropollerine bombalı eylem için gönderecekti. Bunu reddedince askeri eğitime alındım. Doçka uçaksavar, Strella-7 füzesi, B-7 roketatar, Biksi makinalı tüfek eğitimi aldım. Kalatuka kampındaki Batmanlı ‘Botan’ kod adlı komutanımız örgütten kaçıp KDP’ye katıldı, şu anda KDP’nin peşmerge ordusunda takım komutanıdır. Örgütün gümrük biriminde çalıştım. Kaçakçılardan Parlement, Marlboro gibi sigaralara yük başına 6 bin tümen, kaçak viskiden 20 bin tümen, makyaj takımlarından 9 bin tümen alarak örgüte ayda 15 bin YTL gelir sağladık. Fıtık rahatsızlığım olduğu için örgütten kaçıp Kuzey Irak’taki KYB güçlerine teslim oldum. KYB benden 800 dolar istedi. Bu parayı bulamayınca PKK, KYB’lilere bin 500 dolar ödeyip silah ve techizatımla beni geri aldı. 4.5 ay sorgulandım. Bel fıtığı rahatsızlığımdan dolayı örgütün şu anda Botan (Şırnak) sorumlusu olan Rubar Çele beni Kuzey Irak’ın Diyana Kasabası’nda peşmergelere ait askeri bir hastanede ameliyat ettirdi. Bu hastaneye peşmergelerin hazırladığı sahte kimlikle gidip ameliyat oldum. Yaralılar genelde Erbil, Zaho ve Diyana’daki hastanelerde tedavi edilir.”
“Kandil’deki Kurtak kampına hava hedeflerine karşı kullanılan Rus yapımı Strella-7 füze eğitimi için gönderildiğini” anlatan terörist E.D. şöyle devam ediyor: “Türkiye’ye sızacak gruplar Zaho’daki Tırvaniş adlı Yahudi köyü üzerinden giriyorlar. Ben Cudi bölgesine füzeci olarak görevlendirilmiştim. Yanımda Strella-7 füzesi getirmiştim. Bu füze, kaçarken silahını aldığım ve halen Gabar dağında bulunan ‘Siyabend’ kod adlı örgüt mensubundadır.”
Füze eğitimlerini, kampta Rusya ordusunda askerlik yapan 50 yaşlarındaki Çiya ile Toros kod adlı kişilerin verdiğini anlatan E.D. itiraflarını şöyle sürdürüyor: “Bizimle gelen 9 kişilik grupta, 1998 yılında askerliğini Gabar dağı çevresindeki birliklerden birinde yapan ‘Mahir’ kod adlı PKK’lı da var. Bu kişi mayın konusunda eğitim aldı ve askerliğini Gabar’da yaptığı için burada konuşlanan birliklerden faydalanılmak üzere çağrıldı. Füze eğitimleri broşür üzerinden anlatılıyor. Farklı tepelere gidilerek asker indirmesi yapan helikoptere, ya da havadan uçuş yapan helikoptere nasıl nişan alınacağı arazi şartlarında gösterildi. Helikopter, yada uçakların motor kısmına nişan alınması anlatıldı. Eğitim sonunda tatbikat amacıyla hazırlanan ve motoru çalıştırılan bir jeneratöre 500 metre mesafeden bir atış yapıldı ve hedef imha edildi.”
“Örgütün hava hedeflerine karşı kullandığı omuzdan atmalı Strella-7 füzelerinin Ermenistan üzerinden Yunanistan’a, buradan İran’a, İran üzerinden de Irak’ın Kuzeyine getirildiğini” aktaran E.D., “Operasyonlarda örgüt militanlarının çatışmaya girmeyip sığınak ve mağaralara gizlenmeyi tercih ettiğini” kaydediyor.
Bu arada Aralık 2007 tarihinde yaptığı açıklamada Rusya’nın, PKK ile mücadelesinde Türkiye’nin yanında olduğunu belirten
Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Vladimir İvanovskiy, terörle mücadele konusunda Türkiye ile ülkesinin yakın işbirliği içinde olduğunu söylüyor.
“Rusya ve Türkiye arasında terörle mücadele makamları arasında çok yakın işbirliği var. Bu sorunun, PKK ile mücadele sorununun Türkiye için ne kadar önemli olduğunu anlıyoruz. Bu sorun siyasi düzeyde de ele alınıyor. Terörizmin ne kadar tehlikeli olduğunu Rusya da biliyor.” diyen büyükelçi, konu hakkındaki kararlılıklarını vurguluyor.
Ülkelerin birlikte ve kararlılıkla terörün üzerine gitmesi ile verimli sonuçlar alınabileceği düşünülürken, Rusya’nın da Türkiye ile ikili ilişkilerinde müspet bir tavır sergileyerek, ikircikli politikadan vazgeçerek terörden uzak bir yol izlemesi bekleniyor.

Helin Demir
helindem@mynet.com

Yorum yapın

(gerekli)

(gerekli)