Bir süredir blog kürede HDR fotoğraf tekniği moda olmuş durumda. Konumuz bu değil zaten bu konu hakkında birçok bilgi detaylı bir şekilde paylaşılmış üstüne eklemek saçmalık olur ama bende bu tarz fotoğraflarımı ileriki günlerde paylaşabilirim belki. Yinede bu konu hakkında bilgilere ulaşmak isterseniz size tavsiyem sevgili Süleyman Sönmez‘in bu yazısını ve Hakkı Ceylan‘ın şurada ve burada aktarmış olduğu bilgileri ve bu konu hakkında daha fazla bir bilgi isterseniz de Hamdi Yaman‘ın bu konuya bakış açısını ve en taze örneği de Factor2‘nin yazdığı bu yazıda da bulabilirsiniz.

Ben kendi çekmiş olduğum birçok fotoğrafı aslında blogumda yayınlama taraftarı olmayan biriyim. Sonuçta farklı amaçlarla kullanılabiliyoruz bazen çalıştığım reklam şirketleri talep ediyor bu yüzden hep arşivde bekletiyorum ve daha önce yayınlanmış bir kare de her ne kadar bana ait olsa da inandırıcılık vermiyor. Eskiden Fotokritik’te paylaştığım birkaç karem vardı onları da burada sizlerle paylaşmak biraz blog aleminde nabız yoklamak istedim. Genelde bu tarz çekimlerde en çok işime yarayan mekan Tiyatro sahnemiz. Bu konuda gerçekten benim için bulunmaz bir yer. Özellikle ışık sistemlerinde Almanya’nın sayılı zengin mekanlarından birisidir Dortmund Devlet Tiyatroları. Birçok reklam ve katalog çekimlerine ev sahipliği yapmıştır.

Çekmiş olduğum bu kare geçen yıl Bertolt Brecht’in Türkçesi yanılmıyorsam Simone Machard’ın Düşleri olması gerekiyor adlı oyun için yapmış olduğumuz afiş denemeleri içindi. Ben bu karenin adını Gölgelenen Maskeler olarak koydum. Canon EOS 40D ile Canon EF 75-300mm f/4-5.6 III USM objektif kullanıldı. Bilgisayar üzerinde birkaç oynama haricinde pek işlem yapılmadı. Genel özellikleri Tiyatronun ışık teknisyenleri ile ayarladık. Amaç gölgelendirme tekniğini ve birkaç ton ile birlikte kullanıp değerlendirmekti. Doğruyu söylemek gerekirse çok kolay oldu bizim için çünkü model yani oyuncu arkadaşımızın duruşu bizim işimizi tamamıyla kolaylaştırdı. Bize ise sadece genel ayarları yapıp çekmek kaldı. Buradan bu karede büyük payı olan sevgili oyuncu arkadaşım Anja Schwartzer teşekkürlerimi de ekleyeyim.


Tags: , , , , , ,

Bu Yazıyı Paylaşın Türkçe yazanlar için hatırlatmalar; cümle büyük harfle başlar, nokta ile biter. Noktadan sonra boşluk bırakılır, yeni cümle başlar. "gelcem, gitcem, gidiyom" denmez "geleceğim, gideceğim, gidiyorum" denir. "Herkez" denmez "herkes" denir. "Yaaaa" çok laubali bir sözdür. "bU şEkiLDE" yazmak sadece okuyanı yorar. "Yanlız" değil "Yalnız" denir. "ğ" harfi "g" şeklinde yazılamaz. "Bende, sende" denmez, "Ben de, sen de" denir. "Dahi" anlamındaki "de" ayrı yazılır. "Geldimi?" yazılmaz "Geldi mi?" yazılır. Soru takıları ayrı yazılır. "OKmi?" değil, "Tamam mı?" denir. "ahmet, belgin, duru" denmez. "Ahmet, Belgin, Duru" denir. Özel isimlerin, illerin, ülkelerin ilk harfleri büyük yazılır. "ki" eki, bağlaç olarak kullanılıyorsa ayrı, iyelik eki olarak kullanıyorsa birleşik yazılır. "v" yerine "w" yazılmaz... Yani Türkçe, Türkçe yazılır. MSN Türkçesi'yle değil.
8 Cevap Var “Gölgelenen Maskeler”
  1. MaFiAMaX diyorki:

    Dediğin g,ibi bu aralar gerçekten çok popüler. Bu arada HDR resimler gerçekten güzel oluyor da bayan arkadaş da çok güzel gibi :-)

    E-posta adresimi biliyorsun abi :-)

  2. FACTOR2 diyorki:

    Çok güzel bir fotoğraf.Gölgeler ve renk çok uyumlu olmuş.Elinize yüreğinize sağlık.

  3. FACTOR2 diyorki:

    Çok güzel bir fotoğraf çekmişsiniz.Elinize yüreğinize sağlık.

  4. volkanalabaz diyorki:

    Sevgili MaFİAMaX;

    Bugün kaç kere arkadaşlardan mesaj geldi sorma. :) Taliplisi çok yani ama emin ol gerçekten güzel bir arkadaşımız hakkını yiyemem.

    Sevgili FACTOR2;

    Gerçekten teşekkür ederim. Hoşunuza gittiğine sevindim. Bu renk uyumu konusunda ve gölgelendirme için yaklaşık bir yarım saat tartıştık ama sonuç güzel oldu.

  5. Süleyman SÖNMEZ diyorki:

    Volkan daha önce Fotokritik’teki portfolyonu görmedim sanırım, drajeleri hatırlıyorum sadece. Ancak sahne sanatlarından gelen müthiş bir kompozisyon gücü olduğunu söylemeliyim. Bu sayfadaki fotoğraf gibi çok güzeller.

    Yalnız bir şeyi açığa kavuşturmak istiyorum. Ben aynı zamanda Flickr’daki ANTI-HDR grubuna’da üyeyim :)

    Sayımız oldukça az da olsa şunu savunuyoruz. “HDR ile gözü incitecek kadar detaylı fotoğraf oluşturmak doğru HDR tekniği değil”. Bu esas olmalı yani bir fotoğrafçı bile tam emin olamamalı fotoğrafta HDR bir çalışma yapılıp yapılmadığına.

    Çünkü dünyadaki, gerek toz, gerek atmosfer ve özellikle ışığın doğal dağılımı gerçeklik duygumuzu bütünlüyor.

    Herşeyin aşırı net olduğu bir görüntüleme sistemi ise bizden şunu alıyor. Fotoğrafçılar için en önemli konu olan “odak”. Belli bir yeri odaklayıp, diğer yerleri önemsizleştirme yetisi. HDR’da elbette geçecek yeni teknolojiler teknikler geliyor.

    Bir kısmı ile çalışmaya başladım, bir kısmı içinse henüz bütçe ayıramıyorum :)
    Ama yakında ilginç tekniklerle yeni bir açılım yapacağımızı ve güçlü makalelerin inşallah geleceğini söyleyebilirim. Az kaldı :)

    Bu arada makalede ismimi andığın için bir kere daha teşekkür ederim Volkan. Çalışmalarını görmek çok güzel.
    Görüşmek üzere.

  6. henster diyorki:

    Mafiamax bizim başımız kelmi. :D Volkan hocam resim süper gerçekten. Poz veren kişiyi tam göremediğimden fazla yorum yapamayacağım ama iyi görünüyor.. (:

  7. volkanalabaz diyorki:

    Sevgili Süleyman;

    Merhabalar. Ben fotokritik’te çok fazla haşır neşir olmadım açıkçası. İnanılmaz derecede eleştiriye açık bir insanımdır ama orada ki bazı kesimin bakış ve yaklaşım şekli çok seviyesizceydi. Bende anlamsız buldum. Ben daha çok işin teknik kısmı ile ilgilenmeyi tartışmayı seven biriyim ama baktım ki bundan uzak çok alakasız konulara yoğunlaşıldı en güzeli bir daha fotoğraf göndermemek oldu.

    Teşekkür ederim karelerimi beğenmene sevindim. Benim için her insanın kareye bakış açısından farklı bakan bir kişinin düşünceleri önemli.

    HDR olayına gelirsek ben birçok blogda yapmış olduğum yorumlarda aslında biraz şaşırdım. Neden birden bire bu kadar popüler oldu bu HDR Türkiye’de diye. Seninde bildiğin gibi fotoğraf tekniklerinde çokta yeni değil ve bir anda patladı. Ben açıkçası çok seven biri değilim bu tekniği. Güzel sonuçlar veriyor ama biraz gözü fotoğrafçılık esaslarından uzaklaştırıyor. O yüzden çalışmalarda üstünde bu kadar durmuyorum. Ben genelde ışıklarla oynamayı seviyorum. Modelle veya kare den uzak onunla konuşuyorum. Bu araları reklam ajansları içinde birkaç ürün çekimi yaptık. Bu çekimlerde bile ışık oynamayı seçtim.

    Bu arada şöyle bir bakıyorum da gerçekten çok değerli makaleler yazıyorsun. Hem okumak çok zevkli hem de paylaşım şeklin. BU konularda bilgisi olmayan ya da yeni başlamış birçok arkadaşımızın işine çok yarayacaktır düşüncesindeyim. Tebrik ederim gerçekten.

    Bu arada senin için her zaman doküman veya istediğin herhangi bir şeyde yardımcı olurum. Burada her konuda biraz daha Türkiye ye göre daha mantıklı koşullar mevcut. Elimden ne geliyorsa sunmaya hazırım. Görüşmek üzere kolay gelsin.

  8. volkanalabaz diyorki:

    Sevgili Henster;

    Arkadaşlar kavga etmeyin :) Yapmayın. Ben aslında böyle olacağını da biliyordum özel yoldan da e-mail atan bile oldu volkan bizi tanıştırsana diye. Valla ben söyledim gel bak sayfaya sana talip var diye. :)

Yorum yaz

XHTML: You can use these tags: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

*
To prove you're a person (not a spam script), type the security word shown in the picture. Click on the picture to hear an audio file of the word.
Click to hear an audio file of the anti-spam word

Kapat
E-posta ile paylaş