Guten morgen Sonnenschein

Tüm dünyada ki annelerin ve sevgili annemin, eşimin anneler gününü kutlamak istiyorum. Bugün 2 yıllık bir aradan sonra adam gibi sağlam bir güneş yüzü gördük. Umarım geçen yıl olduğu gibi yaz ayını yağmur ve soğukla geçirmeyiz ve bu garip ama sevindirici şuan da ise tüm Avrupa’da ki en sıcak zamanı yaşadığımız Almanya’da ki güneşi kaybetmeyiz. Belki bir güneş bir insan için niye bu kadar önem taşıyor diyebilirsiniz. Haklısınızdır. Ama Antalya’da büyümüş bir insan olarak güneş ve deniz candan bile önem taşıyor. Bu kadar deniz ve güneş hastası bir insan olarak yıllarca yaz ayı dahil güneşi görmemek benim için ölümden farksız. Şuan herkes bahçelerinde ve kimileri mangala oturmuş kimileri F1 heyecanını yaşamak için bahçelerine sistem kurmuş. Yani herkes mutlu ve huzurlu. Tanrım güneşle uyanmak kadar güzel bir duygu yok. Bu güzel güne yakışır iki şarkı yayınlamak istiyorum. İlk şarkımız 1967 yılına ait Nana Mouskouri’den geliyor: Guten morgen Sonnenschein yani ‘’Günaydın güneş ışığı’’ İkinci olarak Tom Astor’dan 1984 yapımı olan: Hallo, guten Morgen Deutschland yani ‘’Merhaba, günaydın Almanya’’ Hepinizi bu güneşli günde öpüyorum. Ayrıca koyu fanatiği olduğum F1 pilotu Sebastian Vettel’e başarılar dilerim. Dip not: Aydın, demokrat ve çağdaş bir Ülke olan MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ün kurduğu BÜYÜK TÜRKİYE CUMHURİYETİ’nin başına yakışmayan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve şuan F1 pistinde boy gösterip hala anlam veremediğim bir şekilde başörtüsü ile halkı selamlayan eşini Türkiye’yi bir arap ülkesi gibi tanıttıkları için kınıyorum. Yüce Tanrım en kısa sürede başımızdan alır umarım. Tanrım bizi böylelerinden korusun. Amin.
Konuya yapılan yorumları Buradan okuyabilir veya Bu linki kullanarak herhangi bir Rss aracı ile yorumları takip edebilirsiniz.
Yorumlar
Hocam o Abdullah Gül ile yanında türbanlı eÅŸini gördükçe ne kadar küfrettim anlatamam. Formula 1 yarışında ülkemizi temsil ettiÄŸini farkedince resmen bu yarışın Türkiye’de yapılmasına dair hevesimi kaybettim.Dışarıdakiler bizi hala fesli sanıyormuÅŸ,nasıl sanmasın,hala türbanlılar var,adam bunu görüyor,öyleyse fesliler de olur pekala.Yalnız Hakan Aysev İstiklal Marşı’nı o kadar güzel okudu ki tüylerim diken diken oldu.
Yabancıların Türkiye’yi nasıl tanıdığına ben de bir örnek vermek istedim Deli Profesör. Annem bizi ziyarete buraya geldiÄŸinde rahatsızlandı ve 10 gün kadar hastanede yattı. Oda arkadaşı da burada yaÅŸayan ama aslen Polanyalı olan bir bayandı. Annemin Türkiye’de yaÅŸadığını duyunca ilk sorduÄŸu soru siz orda başınız açık gezebiliyor musunuz oldu. Yani Türkiye’nin İran’dan hiçbir farkı yok sanıyorlar. Türkiye’yi anlatınca ÅŸok oldu kadın resmen ve mutlaka Türkiye’ye tatile gideceÄŸini söyledi.
Hocam keÅŸke dokunmasaydınız ÅŸu siyasi ve dini meselelere.. eÄŸer Allah’a inanarak takıyorsa o insan başörtüsünü, bu güzel bir ÅŸey deÄŸil midir? Hem yaklaşım da biraz yanlış olmuÅŸ. Çünkü ülkenin gerçeklerine ters düşecek bir laf edilmiÅŸ, malum Türk kadınının büyük çoÄŸunluÄŸu başörtüsü takıyor. Siz eÄŸer Abdullah Gül’ün eÅŸinin başörtüsü takması dolayısıyla “Türkiye’nin arap ülkesi gibi” tanıtıldığını söylerseniz, atıyorum bir sonraki cumhurbaÅŸkanımızın başörtüsü kullanmayan eÅŸi için de bu sefer insanlara “Türkiye’yi İngiliz ülkesi gibi tanıttılar” yakıştırması hakkını vermiÅŸ olursunuz. Kaldı ki Atatürk’ün annesi ve eÅŸi çarÅŸaf kullanmışlardır, deÄŸil mi?
Eminim bu bir anlık söylenmiş bir şey, belki çok dolmuştunuz ve söylediniz. Zaten sizin gibi kendini geliştirmiş ve bu denli b aşarılı olmuş birisinin ülkesinin refahı için şekile değil, çalışmalara bakacağına ve her zaman sağduyu ile özgürlüklerden yana olacağına dair samimi olarak söylüyorum şüphem yok.
iyi çalışmalar..


























































cumhurbaşkanlıgı makamında kimi görmek istersiniz diye sana sormadıkları için özür dilemek lazım..