HAKKIMDA
.jpg)
Volkan Alabaz 06.06.1978 yılında Aydın’da dünyaya geldi. Kısa bir süre sonrada ailevi nedenlerden dolayı Antalya’ya taşındı ve üniversite eğitimine kadar bütün bir hayatını orada geçirdi. İstanbul’da almış olduğu oyunculuk eğitiminden sonrada çeşitli şehir ve devlet tiyatrolarında aynı zamanda özel tiyatrolarda 15 yıldır profesyonel olarak oyunculuk yapmakta. Uzun bir süredir Almanya’da yaşayan ve kariyeri için master eğitimine devam eden volkan Dortmund devlet tiyatrolarında mesleğine aynı zamanda yönetmen olarak ta devam ettirmekte. Beş yıllık evli ve Bartu-berke adında iki oğlu var. Mesleğinin yanı sıra fotoğrafçılık, vitrin dizaynı, dj, çeşitli Alman gazetelerinde köşe yazarlığı ve koreograf olarak çeşitli ajanslarda çalışmakta. Boş zamanları yok ama olursa ya net başında geçiriyor yada en büyük tutkusu olan modelcilik ve dalgıçlık işleriyle haşır neşir oluyor. Hayatında vazgeçemeyeceği konuların başında kütüphanesi arşiv oluşturma sevdası geliyor. Araba kullanmak ve sahnede olduğu zamanlar haricindeki bütün bir kısmını kitap okuyarak değerlendirmeye bayılıyor. Peki bu blogu neden yazıyor ve sen kendini nasıl anlatırsın sorusuna verdiği cevap ise şu şekilde: İmgenin güncel hayata transplantasyonu hususunda mecazi kuruntular üreten yüreğimin civa gibi binlerce imge arasındaki yazma seyri tam rotasını alabilir diye düşündüm.
“Sevmek, yazmak benim için dinsel, cinsel, tinsel, düşünsel, metafizik veya astronomik bir önem taşımıyor; ahlak anlayışım var olana yönelmem ve onun anlamlı sorumluluğunu, payıma düştüğünce, yüklenmem konusunda adeta zorladı beni. Galiba ‘kim’ oluşum da şu mizahi dengede: Sevgiyi önce kendi içinde bul, sonra sev; önce insan ol, sonra yaşa! Tek sıcak kalan kaygım sevmek-sevdirmek, yaşamak-yaşatmak, yazmak-okutmak kaygısı.”
“Doğrusu kendimi, sorunlarla oynaşan, sonra da kolayca yorulup sıcak bir hayal şehrinin ana kalorifer kazanının yanına uzanıp uyuyan tembel ve hantal bir kediye benzetiyorum. Dar bir koridorun ebruli karanlığında, aslında olmayan, var olmadığını çok iyi bildiğim, dört ayaklı bir ciğeri kovalayacağım:Zatülcenp’ten kıvranan bir ciğeri!.. Değil ona yetişmek, bu et yığınından sızan kanın kokusunu bile duyamıyorum. Burnum, nükleer atıklarla dolu. Burnum, peyklerle dolu. Burnum, Windows 2000′in ileri modelleriyle dolu. Burnum, borsa simsarlarıyla dolu. Trendler yüzünden avımı koklayamıyorum. Hiçbirini yapamadık. Çünkü asla o kadar güçlü olamadık. Çünkü geç kaldık. Çünkü yalnız kendimizleydik. Nereye geç kalmıştık ki?! İşte asırlardır cevabını aradığım ve beni egoizmden uzak tutabilen tek soru!.. Aklım bir radyoydu ve ben frekanslar arasında istasyon düğmesini çevirerek sevecen bir ezgi yakalama uğraşı verdim, dijital değildim; onlar parazit yaptılar! Yayınların arasına girerek çirkin laflar ettiler. Kimi programlara canlı bağlanarak hakkımda ileri geri konuştular:enim bir kabak dolması tarifi olduğumu iddia ettiler!”
Volkan Alabaz.
Her Bedene Uygun Deli Gömleği
Dortmund. Nisan 2007



































































Yazılar(RSS)