Ve işte nihayet bloglamaya başladım. Gerçi daha çok eksiğim var ama onları en kısa sürede tamamlayıp önümüzdeki aydan itibaren sürekli yoğun okul ve iş tempoma rağmen bloglayıp güncel tutmaya çalışacağım.Valla bu ilk yazımı üçe bölmem gerekir diye düşünüyorum.Mesela birinci kısımda bilgisayar ve internet serüvenim,ikinci kısım blogla tanışmam,üçüncü kısımda da son olarak TEŞEKKÜR; ki benim için en önemli bölüm bence bu. Çünkü gerçekten çok iyi dostlar kazandığıma inanıyorum. En son hatırladığım 1997,1998 ve daha sonrası. İnternet cafeler meşhurlaşmıştı ki bununla beraber chat olayıda patlamıştı.Arkadaşlarım oralardan hayatta çıkmazken ben nefret etmiştim aceleciliğim yüzünden.On saatte bir siteye bağlanamıyorduk.
O zamanlardan beri ben bir daha bilgisayar başına geçmedim.Teknolojiyle aramı hiç iyi tutmadım; zaten gereksinimde duymuyordum ”tiyatrocu adamız ne işimiz olacak” diye.Ama yıllar sonra özellikle Almanya’da yaşamaya başladıktan sonra fotoğraf çekmenin benim hayatımdaki önemi arttıkça mecbur komple fotoğraf makinemle beraber dijital ortama geçmek zorunda kaldık.
Şimdilik fazlasıyla memnunum. Blogla tanışmam ise arkadaşım Esin’in messenger’da fotoğraf albümüne bakmamla başladı.Çok değil 6 ay önce ve araştırdım o dönemde zamanım çok olduğu için geniş bir şekilde ilgilenebiliyordum.ilk duyduğum isim wolkancaydı.Spaces’den çok sıkılmıştım.Bana çok dar geliyordu derken wolkanca’nın gönderdiği bir e-mail’de blog yazarları sitesiyle tanıştım ve karşıma ilk çıkan blogcu benvemurat‘tı.Yani sevgili dostum Murat Nakışçı.Onunla ortak birçok yönümüz olduğunu keşfettim.Onun sitesinden heveslenerek bende ona benzer birşeyler yapmaya çalıştım derken hayatımda belkide bu konudaki bilgisizliğim yüzünden hiç bu kadar salakça sorular sorduğum birini hatırlamadığım sevgili Hakkı Ceylan ile karşılaştım.Sağolsun her soruma cevap verdi.Sonrasında da dar zamanım olmasına rağmen bir çok insanla tanıştım ama içlerinde iki kişi vardı ki haklarını ne yapsam ödeyemem.İlk önce tebrik etmek istiyorum arkadaşlar; adam öyle bir yazı ile bana bu işi anlatmış ki daha ne denebilir. Tam bir öğretmen edasıyla anlatmış herşeyi. Bence en büyük teşekkürlerden birini borçlu olduğum kişi sevgili Hüseyin Alkan. Hakkını nasıl ödeyebilirim bilmiyorum (bu arada adam haziran sonunda bilgisayar mühendisliği bölümünden mezun oluyor bence kaçırmayın yani,yada hüseyin’cim kendi işini kurda sana sonuna kadar destek verelim).Gerçekten sen olmasam işim zordu.
Ama birde birisi daha var ki insani yönü,anlatım biçimi ve taaaa Amerikalar’dan bana sonsuz desteği olan,iyi bir arkadaşlık kurduğum sevgili dostum Mehmet Büyüközer. Bana yaptığın iyilikler tarafımdan hiçbir zaman unutulmayacak. Bunu bilmeni isterim. Ve son olarak da sevgili canarkadaş sitesiyle tanıdığımız sevgili Rüstem Akliman. Tanışalı kısa bir zaman olsada bana eşsiz arşivinden yararlanma fırsatı verdi. Umarım bundan sonrada bu destek hep karşılıklı devam eder. Evet böylece teşekkür kısmını bitirdik.Şimdi bu yazıyı okuyan sevgili eşim kesin kızar ”herkese teşekkür etti bize yok” diye.Eee ne de olsa bilgisayarı bayağı bir işgal ettik. Sonuçta o benim yüzümden birçok poker turnuvasını kaçırdı.Şimdi de şu konuya gelelim:”Bu blog ne işe yarar kardeşim? Bazen türkçe yazıyorsun bazen de almanca.” diyeceksiniz biliyorum ama benim Türkiye’de olduğu kadar buradada arkadaşlarım var. Ben onlar içinde birşeyler yazmak zorundayım ve her konuda kusabileceğim sağlam bir alan olsun istedim. Bakalım zamanla nasıl geliştireceğiz bu alanı!İlk yazı için bayağı uzadı bence; tekrar herkese teşekkür ederim.En kısa sürede yeni yazılarımla by:))
Tags: Blog, Blog Yazarları, Mehmet Büyüközer, Wolkanca
Bu Yazıyı Paylaşın
Türkçe yazanlar için hatırlatmalar; cümle büyük harfle başlar, nokta ile biter. Noktadan sonra boşluk bırakılır, yeni cümle başlar. "gelcem, gitcem, gidiyom" denmez "geleceğim, gideceğim, gidiyorum" denir. "Herkez" denmez "herkes" denir. "Yaaaa" çok laubali bir sözdür. "bU şEkiLDE" yazmak sadece okuyanı yorar. "Yanlız" değil "Yalnız" denir. "ğ" harfi "g" şeklinde yazılamaz. "Bende, sende" denmez, "Ben de, sen de" denir. "Dahi" anlamındaki "de" ayrı yazılır. "Geldimi?" yazılmaz "Geldi mi?" yazılır. Soru takıları ayrı yazılır. "OKmi?" değil, "Tamam mı?" denir. "ahmet, belgin, duru" denmez. "Ahmet, Belgin, Duru" denir. Özel isimlerin, illerin, ülkelerin ilk harfleri büyük yazılır. "ki" eki, bağlaç olarak kullanılıyorsa ayrı, iyelik eki olarak kullanıyorsa birleşik yazılır. "v" yerine "w" yazılmaz... Yani Türkçe, Türkçe yazılır. MSN Türkçesi'yle değil.





































































Yazılar(RSS)
Nisan 26th, 2007 de 11:23
Valkan inan bende senin gibi birini tanımaktan çok ama çok memnunum. Benim yaptığım önemli birşey değil. Bilgi paylaşarak büyür. Bende bildiklerimi seninle paylaşıyorum. Blog unu merakla takip içerisindeyim.
Nisan 26th, 2007 de 11:59
Valla nediyim …Uzun zamandır uğraşıyorsun sonunda başardın. Net alemiylede artık barışırsın….Almanyadaki yaşamıda bize aktarırsız …Nice bloglamalara…
Nisan 26th, 2007 de 16:49
[...] Çalışmalara başladık, elimden geldiğince yardım ettim, sonunda bloğunu tamamladı ve yayına soktu. Bugün her günkü gibi bloğunda ki değişiklikleri izlemek için bloguna girdiğimde ilk girdi yazısını okuyunca duygulandım. Ufak bir iyiliğin böyle ödüllendirilmesi gerçekten çok güzel bir duygu. Benden övgüyle bahsetmesi gerçekten çok ince bir davranış. Kendisi bana yardımlarımdan dolayı teşekkür etti, bende burada kendisine bana verdiği dostluğundan dolayı teşekkür etmek istiyorum. [...]
Nisan 27th, 2007 de 00:29
hayirli olsun adas.
Nisan 27th, 2007 de 01:38
Blogcudan wordprese atlma yapmışsın tesadüf bende wolkanca dan öğrendim .Bloglaman hayırlı olsun
Nisan 27th, 2007 de 08:04
Hayırlı olsun ;)
Nisan 27th, 2007 de 15:30
Sizi blogroll’uma ekledim, hayırlı uğurlu olsun :-)
Nisan 29th, 2007 de 11:36
[...] Yeni bir blogcu adaşım Volkan Alabaz. Kendisi Almanya’da yaşıyor, Almanya’ya gidiş hikayesi Antalya’da sıkça olan hatta bu yüzden Antalyadaki kızların koca bulma sıkıntısı bile çektiği mevzu yani Alman bir hatunla evlenip Almanya’ya gitme olayı. Tiyatro eğitimi alan Volkan’ın takip edilesi bir blogu olacağına eminim. Benden özel torpillidir kendisi (: Volkan’ın blog yazmaya karar vermesi ve sonraki süreç çok ilginç; (more…) [...]
Nisan 30th, 2007 de 20:25
vallah, ich nix verstehen))))
bidde die übersetzung.
P.S.: Stehst Du auf den Teletubbies-Style???))