Küçük Bir Not

Efendim herkese merhabalar. Küçük bir bilgilendirme yapmak istedim. Farkındayım uzun zamandır yazmıyorum ama bunun sebebleri vardı. İlk önce uzun bir süre eşimin akrabalarının yanına Norveç’e gittik. Sessiz bir yerde sakince zaman geçirmem gerekiyordu. Hani her insanın hayatında sıkıntılı zor dönemler olur ya onun gibi. Daha yeni geldik sayılır. Bunun haricinde beni yakından tanıyanlar bilirler ben Almanya’da hergün her dakika biz Türklerin genelinin ne kadar modern, çağdaş bir uygar toplum olduğumuzu bağırarak yabancılara anlattığımı. Ben bu kadar uğraşırken belli bir kesim yılbaşı akşamı taksimde turistleri taciz ederek  sonumu getirdi diyebilirim. Burada yaşayanlar bilirler Almanya’da olan en son beş olayın altından Türk gençleri çıktı. Bir anda sinirimden ağladım yani arkadaşlarım artık ”Ya sen bırak bu Türkleri savunmayı zaten onlarada benzemiyorsun gelsen adınıda değiştir bu defteride kapa”diyerek dalga geçmektende geri kalmadılar. Neyse aslında blog yazmayı komple bırakmayı düşünüyordum ama vazgeçtim . Sadece bunlar değil tabiki bundan bir yıl önce 75 kiloyken şimdi  aşırı stres ve  oyuncuların düzensiz yaşaması sonucu 100 kiloya çıktım  ve tamamiyle bittim diyebilirim. Şimdi spora başladım ve artık ne siyaset konuşmak nede  politika üstüne yazı yazmak istiyorum. Geldiğimde bir baktım temada  bazı sorunlar yüzünden uçmuş ama ben bu hafta  içinde  bu temayı tamamiyle arkadaşlarımın yardımlarıyla düzeltip güzel bir hale getireceğim. Önümüzde ki hafta başıda bir aksilik olmazsa yeniden doğmuş olarak tekrar çok farklı kategorilerde sizlerle buluşmak istiyorum. Bu hafta görsel ve içerik olarak karşılaşacağınız eksikliklerden dolayı şimdiden özür dilerim. Kendinize iyi davranın sizleri çok seviyorum ve çok özledim. 

Bu Yazıyı Paylaşın | Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

Konuya yapılan yorumları Buradan okuyabilir veya Bu linki kullanarak herhangi bir Rss aracı ile yorumları takip edebilirsiniz.

Bunlar da İlginizi Çekebilir


Yorumlar

biz de yazılarınızı özledik efenim. her eşyin içinize sindiği bir zamanda yeniden görüşmek ümidiyle.

Yazmaya devam ettiğin için sevindim, şu Türk meselesini de kafaya takma. Bence ailenden başkasını da pek düşünme. Sen orda Türkiye Türkiye diye bağırırsın ama yeri gelir seni çok üzerler -ki son olaylarla üzmüşler- sonra daha fazla üzülürsün.

Temaya gelirsek beni kandırdın alacağın olsun :-) Neyse şu an bazı yerlerde Türkçe karakter sorunu var, en kısa zamanda dönmen dileğiyle.

Ben mafiamax’e katılmıyorum. Türkleri anlatmaya devam ;)

Tüm sıkıntılarının geçmesi dileğiyle…

Önce sitenizde yaptığınız bir takım yeniliklerden dolayı bir ziyaretçiniz olarak memnun kaldığımı belirtmek isterim. Çünkü benim hayat felsefeme göre her yenilik, insanlarda,en azından ben de taze bahar havası estirir. Hayata bakış açısına bir olumluluk getirir diye düşünüyorum……Bu arada ben itiraf etmem gerekirse sitenizin her sayfasından ziyade ilgimi çeken kısımlarını ziyaret ediyorum. Çünkü araştırmacı bir yönünüm olduğu için başka siteleri de ziyaret ettiğimden her site’ye çok uzun vakit ayıramıyorum. Mektbunuzda uzun süredir burada olmadığınızı belirtmişsiniz. Belki yaptığınız ziyaret sizde olumlu etkilere neden olur, ama bir konuyu anlayamadım “gldiğimde bir takım tema da bazı sorunlar yüzünden uçmuş” şeklinde bir beyanatta bulunmuşsunuz. Sizin bundan kastınızı tam anlayamadım ama kastedilen her neyse siz bunu yeni mi farkettiniz? aslında bu soruyu sormamın amacı size hesap sormak değil, siz sitenizi sürekli kontrol etmiyor musunuz?. Bu durumda yayınlanan yazıları kim onaylıyor?. Yoksa otomatiğe mi bağlı, onaylanmadan mı yayına giriyor?.Sizi rahatsız eden benim yorumlarım sa kimseyi rahatsız etmek istemem. Az çok yazılarımdan karakterim hakkında fikir sahibi olmuşsunuzdur. Ben dolaylı yoldan incittiğim karşıt görüşteki insanlardan bile kibir yapmadan özür dileyebilecek kadar olgun bir insanım……….Bir iki satır da,yılbaşı kutlamalarında yaşanan olaylara değinmek istiyorum. Şimdi olaya yine Dîni açıdan yaklaşacağım birileri alınacak, alınırlarsa alınsınlar, ama doğruluk payı yok mu?. Alkol boşuna mı HARAM edildi?. Allah(cc)’ın bir bildiği yok mu? O kullarının iyiliğini istemez mi?. Şimdi bu ülkenin düşürüldüğü durumun sebebi alkol değil mi? değdi mi?. Neredeyse bir yüz yıllık emek bir kutu bira uğruna, ve de bir takım nefsani ihtiraslar uğruna heder edildi. Geçen yılki Yılbaşı kutlamalarında bir genç öldürüldü ve kim vurduya gitti. Bu yıl, böyle bir olay, Yetkililer bir müddet bu tür toplu kutlamaları, hele de Taksim’de yasaklasınlar. Zaten her tarafta bombalar patlıyor, işin böyle de riskli bir yanı var. Ama maalesef bizim ülkenin hayrına olan tavsiyelerimizi şimdi bir takım ard niyetliler duysa kimbilr altında ne niyetler arar…..Neyse siz yine de Türk Olmak’la gurur duymaya devam edin, uymayın el sözüne onların da ne vukuatları var. Nasıl her genç büyürken ergenlik sivilcesi ya da bir takım sıkıntılardan geçiyorsa, Henüz çok genç olan TÜRKİYE CUMHURİYETİ’ nde yaşanan bu olayları da birer Ergenlik Sivilcesi olarak değerlendirerek, bunun geçici olduğunu kabul edersek yaşananların bizleri bu derece yıpratmasına izin vermeyiz. Sağlığınız için üzüldüm, kilo ileride daha büyük sorunlar çıkarabilir, umarım en kısa zaman da eskisinden daha iyi olursunuz, ama bunun için biraz Polyannacılık Oynamak gerekecek. Benim içinde bulunduğum camianın da sizlerden farklı olarak yaşadığı fazladan bir takım sorunları var, ben bu oyunu oynamasam her halde kafayı yerdim.

@Sahra Hanım:
İlk önce iyi pazarlar ve konuya hemen şu şekilde girmek isterim bu blog benim şahsi olarak yazdığım bir blog ama burada her insan belli bir seviyeyi koruyarak hangi görüşe sahip olursa olsun yazabilir. Sizin yorumlarınız yazdıklarınız seviyeyi her zaman koruduğu için bir sorun yok. Anlaşılan biraz yazdıklarımı kendi üstünüze boşu boşuna almışsınız. Ayrıca evet çok yakın arkadaşlarımın dışında pek kimselerin bilmediği sorunlar yaşadım. Belki biliyorsunuzdur ben devlet tiyatrolarında oyuncuyum ve çok büyük sorumluluklarım var ve üst üstüne de gelen bir sürü sorunla karşılaştım ve artık kaldıramadım. Uzun bir sürede farklı bir Ülke’de ailemle yaşamak istedim ve bu süre zarfında ki bütün yorumları kesinlikle yalnış anlamayın biraz gelişmiş bir telefonum var Avrupa’da teknoloji olarak rahatız bir sıkıntımız yok onunla hallettim ve bir kez yazı girdisi yaptım onuda kendi dizüstü pc’m ile yazdım. Bir daha da açıp bakmadım bile. Ben sürekli yanımda haberleşme aletleri taşımak zorundayım. İşim gereği. Temaya gelince yorumlar haricinde hiç ilgilenmedim hatta temada gidince dedim artık yazmakta istemiyorum en iyisi kapatalım ve bir süre site kapanmış gözü ile bakarak düşünmedim. Ama çok arkadaş tepki gösterdi. Eşimde tekrar yazalım deyince bende gelir gelmez bu hafta içinde hemen bir plan yaptım ve bu hale kadar getirdik ama herhalde iki gün içinde bitmiş olur. Tema boyutları farklı olduğu için bir sorun yaşadım ve eksiklikleri gideriyorum sevdiğim arkadaşlarımla. Ayrıca ben yokken blog ile ilgili her konuyla eşim ilgileniyor. Onun dışında zaten sokakta kitabı bile artık telefonla okuyacak duruma geldik ben her dakika bakabiliyorum. Yeni yazılarıma siyaset ve politikatadan uzak başlamak istiyorum ve lütfen sizde değerli yorumlarınızı eksik etmeyin. Ayrıca anladığım kadarı ile taksimde yaşananları alkol’e bağlamışsınız ama Avrupanın yarısı Alkoliktir ama ben daha sokokta kadınları taciz eden bir Alman görmedim. Bu biraz bizim toplumumuzun cahilliğinden ve görmemişliğinden kaynaklanıyor ne yazıkki.

Saygılar.

Yazmayı bırakmak yok, inanın külahları değişiriz! Şaka bir yana, benim de dellenip her şeyden vazgeçmek istediğim, yazmayı kesip, yazılarıma erişimi kapatmak istediğim anlar oluyor. Ama o anlarda “ne demek yazmamak? bir kişi bile okuduğunu anlıyorsa ve bir kişiye bile bir şeyler katabiliyorsam, o bir kişi için devam etmeliyim” diyorum.

Yeni temanız çok güzel olmuş, elinize sağlık. Yazmak için acele etmeyin, hatta yazmayı düşünmeyin bile. Zamanı geldiğinde, klavyenizden dökülecektir hissettikleriniz ya da anlatmak istedikleriniz.

Meral hanımın, ufaklıkların ve sizin iyi olduğunuzu bilmek, yeterli.

Daha güzel, daha aydınlık günlerde görüşmek üzere… İstanbul’dan kucak dolusu sevgiler ve selamlar :-)

@Çok Değerli Goddess Artemis;

İnanın yorumunuz o kadar iyi geldi ki anlatamam. Çok teşekkür ederim. Evet çok ama çok düşündüm ve en sonunda dedim tamam artık yazmıyorum. Siz anlayabilirsiniz, o ruhu sizde taşıyorsunuz sanatla uğraşan ya da bazı konularda hassaslık gösteren insanlar çok kırılgan oluyorlar. Ben güzel Ülkemin aydınlık modern yarınları nasıl olur acaba diye hayal ederken örümcek beyinliler her yeri sarmış durumda tanrım size sabır versin. Siz ve Osman Bey Türkiye’ye o kadar yakışan insanlarsınız ki bazen hayret ediyorum nasıl dayanıyorlar diye. Ben yapamıyorum en azından şimdi daha güçlüyüm. Ama dedim ben kimin için yazıyorum neden yazıyorum? Büyük bir soğukluk gelmişti ama bunuda atlattım. Bazen arada bir gelip gidiyorlar bana artık zorlanıyorum taşıyamıyorum bazen. Şimdi çok iyiyim ve artık farklı konular yazmak biraz rahatlamamda yardımcı olması için tekrarlayacağım ve sizin gibi insanların varlığı Ülkemde devam ettikçe bende hep büyük bir umut ile daha aydınlık yarınlar için yazmaya devam edeceğim.

Dortmund’dan da size Osman Bey’e ve değerli ailenize kucak dolusu sevgi ve saygılar efendim.

Yorum yapın

(gerekli)

(gerekli)