Bundan sonra haftalık olarak piyasaya yeni çıkacak oyunları sizlere daha öncesinde aktarmaya çalışacağım. Normalde pazartesi yayınlamayı düşünüyordum ama bu hafta biraz yoğun olduğum için salıya sarktı. Yine de geç kalmış sayılmayız. Büyük bir merakla beklediğimiz bu hafta piyasaya çıkacak oyunlar şöyle:
PSP

  • Platypus - 25 Nisan 2008
  • Super Collapse! 3 - 25 Nisan 2008
  • Luxor Pharao´s Challenge – 25 Nisan 2008
  • 7 Wonders of the Ancient World – 25 Nisan 2008

Playstation 2

  • 7 Wonders of the Ancient World – 25 Nisan 2008
  • Luxor Pharao´s Challenge – 25 Nisan 2008

Sayfanın Devamını Oku »

Tags: , , , , , , ,

Comments 1 yorum Var »

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Paylaşın


Canımız, ciğerimiz sevgili gaykedi tarafından mimlenmiş bulunuyorum. Hem de benim için çok sakat bir konuda. Kitaplarım. Aslında en doyumsuz olduğum konu bu benim hayatımda. Ama çocukluğumdan gelen büyük bir hastalık. Annem ne zaman bir harçlık verse doğru kitapçıya giderdim. Hayatımda psikiyatrim tarafından iki kere kitap okumam yasaklanmıştı. Öyle şey mi olur demeyin oluyor. Bazen çok okumakta insanın hayatını olumsuz etkiliyor. Normal yaşamdan ve insanlar ile olan ilişkilerinizden kopuyorsunuz.  Hatta Meral Hanım ile daha yeni birlikteliğe başladığımızda şok olmuştu. Ben maaşı alır almaz doğru kitapçıya gidip maaşımın yarısı kadar kitap satın alıyordum. Sonrada zaten maaş kartıma aşırı lüzumsuz kitap alışverişi yaptığım için el koymuştu. Gaykedi de bu kitap konusunda ki hastalığı da küçük bir şekilde değinmiş. Bende ki de hastalık boyutundaydı. Ama doğruyu söylemek gerekirse hiç kitap çalmadım. Hastalığım özellikle eski Tiyatro oyun kitaplarını biriktirmek. Hem Antalya’da hem de burada inanılmaz büyük bir arşivim var. Bazen onlara karşı çok kıskanç oluyorum en az haftada dört kez genel bir temizlik yaparım. Hem okuyorum hem de biriktiriyorum. Tek amacım ileride çocuklarıma veya torunlarıma güzel ve zengin bir kütüphane bırakmak.

İnsanlar başka şeylerle övünür ben kütüphanem ile övünüyorum. Hayatımda ki en değer varlıklarım. Hatta eskiden annem özel olarak arşivlediğim Leman dergisinin özel bir sayısı ile cam silince ben şoktan bayılacak gibi olmuştum ve bir hafta evi terk ettim konuşmadım. Yaklaşıkta övünmek gibi olmasın burası ve Antalya dahil toplam üç binden fazla kitabım var. Benim için candır onlar. Neyse asıl konumuza dönelim. Aslında benim için şimdi okuduğum veya okumayı planladığım bir kitap pek olmuyor ben aynı anda bazen ki-üç kitabı birden götürebiliyorum. Ama elimin altında okuduğum Francis Ford Coppolas’e ait Zoetrope adlı güzel bir kitap var. Bir film yönetmeninin biyografisi üzerine derin bir kitap. Büyük bir ihtimal ile bugün bu kitap bitecek ve yerine hemen okumayı planladığım belki sizi şok edecek bir çizgi roman serisi başlıyor. Çocukluğumdan beri kurtulamadığım tek hastalığım çizgi romanlar. Bunun yanında ne zamandır okumak istediğim dijital fotoğrafçılık üzerine The Photoshop Elements 5 var. Bu kitaba da yarın başlamayı düşünüyorum. Aslında şöyle söyleyeyim. Kitaplarımın başına geleceğine canıma gelsin. :) Şimdi hemen bir çırpıda mimi sevgili deli profesör’e gönderelim. Yazıp yazmamak konusunda üst dereceden yetkili kendisi. Sayfanın Devamını Oku »

Tags: , , , , , , , , , , ,

Comments 4 Yorum Var »

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Paylaşın

Blog dünyasında ki birçok arkadaşımız ” İçerik Hırsızlığı ” üzerine yazılar yazdılar. Toplantılarda dile getirdiler peki değişti mi? Veya değişir mi? Tabiî ki hayır. Bırakın blog dünyasını, içerik hırsızlığı bizim her alanda içimize işlemiş.

Bu konuda açık ara önde olan Türk Medyası. Neden bahsetmeye çalışıyorum hemen anlatayım. Yanılmıyorsam bu hafta Sinan Çetin tarafından yapımcılığı ve sunuculuğu üstlenilen Fenomen adlı mentalistlerin yarıştığı yarışma programı başladı. Bu programın kısa bir videosunu izledim. Çünkü aynı program bundan tam bir ay önce Almanya’da yapılmıştı. Hatta bu konu ile alakalı sevgili Meral hanımda geniş bir sunumda bulunmuştu.

Neden Türk Medyası bu kadar içerik hırsızlığı yapıyor anlamıyorum. Türk kanallarında saçma sapan, salak senaryolardan oluşan Türk dizileri hariç bize ait olan hiçbir şey yok. Her şeyi çalıyoruz. Buyurun hem Almanya’da yapılan yarışmanın videosu hem de Türkiye’de başlayan Sinan Bey’in videosu. Her şey aynı. Arada tam bir ay var. Sayfanın Devamını Oku »

Tags: , , , , , , , , , , , ,

Comments 8 Yorum Var »

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Paylaşın

Joge-e iki yönlü resim anlamına geliyor. Yanlışım varsa bu konuda bilgisine güvendiğim sevgili Goddess Artemis beni düzeltsin. Kendisi Türk Blog dünyasına Uzakdoğu kültürünü en iyi yansıtan, aktaran kişilerden biri. Yani resmi hem düz tutarak hem de ters çevirerek bakabiliyorsunuz. Bir Çin sanatı olan bu resim tarzı 19.yy’a ait. Sadece birkaç orijinal joge-e resmi günümüze ulaşabilmiş. Bunlardan birkaç örneği benim için değerli olan arşivimden alarak ve uzun bir araştırmadan sonra göstereceğim. Aşağıda aslında beş adet resim var. Ama iki yönlü resim oldukları için bu şekilde oldu ve ben her iki resmin ortasına gerekli ulaşabildiğim ayrıntıları aktarmaya çalıştım.

 

Bu yukarıda ve aşağıda bulunan resim Kuniyoshi’ye (1852) ait. Hotei (Laughing Buddha) ve Shoki (Karakter ”Romance of the Three Kingdom” ). Hotei becomes Asahina ve Shoki becomes Zhang Fei.

Sayfanın Devamını Oku »

Tags: , , , , , , , , , , , ,

Comments Yorum yok »

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Paylaşın

 

Size oyun dünyasından güncel bir gelişmeyi hemen taze olarak aktarayım. Dün akşam Mortal Kombat vs DC Universe oyununun ilk videosu yayınlandı. Bu videoda Sub-Zero ve Batman’in dövüşünü izleyebilirsiniz. Kanlı bir video olmaması da iyi bir izlenim bırakıyor oyunla ilgili olarak. Oyun sonbaharda Xbox 360 ve PS3 için piyasaya çıkacak.

Sayfanın Devamını Oku »

Tags: , , , , ,

Comments 1 yorum Var »

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Paylaşın
« İlkİleri«45678»İleriSon »

Kapat
E-posta ile paylaş