SÖMÜRÜLEN KADINLARIN DÜNYASI.
DoÄŸu da, Batı da kadın hakları konusunda ilkeller… Sadece tarzları deÄŸiÅŸik… İnsan sanat tarihi ile ilgili bir kitap okurken bile sömürgecilik tarihinden kurtulamıyor. Gerçi sömürü her gün oluyor, ÅŸu anda da oluyor, olay sadece tarih deÄŸil ama bazıları sömürüldüğünü idrak etmek istemiyor…(Bugün Garanti Bankası yüzde 5 deÄŸer kaybetti mesela. Bu da bir tür ’sömürü’ aslında…Irak ta 5000 kadına tecavüz edildiÄŸini duydum. Yugoslavya da da aynı ÅŸeyler oldu. Bunların üzerine gidilmiyor. Çünkü kadınlar kimsenin umurunda deÄŸil. Batı nın kendini ama kadın hakları savunucusu olarak öne çıkartması gerçekten enteresan…Türkiye’den hiç bahsetmiyorum bile olanlar belli ve çok acı utanıyorummmm…..
Konuya yapılan yorumları Buradan okuyabilir veya Bu linki kullanarak herhangi bir Rss aracı ile yorumları takip edebilirsiniz.
Yorumlar
Adil Bey kabul ediyorum ki bayanlar konusunda kötü tecrübeler yaşamışsınız ama yaşadıklarınıza dayanarak bile olsa bütün kadınların aynı olmadığını kabul edersiniz sanırım. Sizinki sadece kötü şans. Gerçekten üzüldüm sizin adınıza. Umarım bundan sonraki hayatınızda sizi taşıyabilecek insanlar girer yaşamınıza.




























































SavaÅŸlarda erkekler savaşır, yaÅŸlılar,kadınlar ve çocuklar ya yerlerinden olurlar, ya dul kalırlar. Kaçamamışlarsa ve iÅŸgal edilmiÅŸ topraklarda kalmışlarsa maalesef tecavüz,iÅŸkence ve ölümle cezalandırılırlar. Bu çok kötü bir gerçek. Tarih boyu ikinci planda bırakılıp, Arabistan’da ise kız çocuklarının diri diri gömülmeleri de kötü bir gerçek. Bu konularda son derece haklısınız.
Eeeeeeee Gelelim şimdiki zamana. Hiçde o kadar masum ve korunmaya muhtaç değilsiniz maşallah. Diller pabuç gibi.Bir söyle bin işit. Biz erkekleri kim koruyacak şerrinizden. Erkekleri koruma derneği diye bir yer hiç duymadım. Hele ekonomik özgürlüğünü eline almış bir kadınsa kocanın, karşısında hiç şansı yok.
17 yaşında Trakya Hayrabolu’dan bir kız sevdim. Sarı saçlı bana göre güzel, cana yakın sımsıcak, kara sevdayım kısacası. O da bana ayni duygular içinde. 18 yaşında ikimizde sırılsıklam aşık vaziyette babamın tepkilerini hiçe sayarak evlendim. İki sene muhteÅŸem geçti. Asker oldum.Günde iki mektup yazıyor ve alıyorum. Bir gün yüzbaşım odasına çağırdı.” Babana ne emanet bıraktın oÄŸlum ”dedi. Emanetin anlamını çözemedim.” Evlimisin ?”dedi. ”evet” dedim.”Baban mektubunda oÄŸlum emanetini koruyamadım ” diye yazıyor.” konu ailen olmalı on gün izinlisin git çöz olayı ”dedi. İstanbul’a geldiÄŸimde babam bana günler, saatler le dolu ne zaman ne yapmış bir liste sundu. Yıkılmıştım. AkÅŸam iÅŸten geldiÄŸinde listeyi verdim, şöyle bir baktı ” 20 ayın bu kadar uzun geleceÄŸini tahmin etmedim ” dedi. Halbuki ben maazeret izinleri ile birlikte tam 40 gün izin kullanmıştım. YetmemiÅŸ demekki ayrıldık.
27 yaşında iken, gazeteci bir bayanla evlendim. Balayında bana harcadığım paranın hesabını sormazmı. Gecenin 01.30 u Marmaris’in ortasında aÄŸzı bir karış açık olarak duran ben. Gün iki , gol bir. ÅžaÅŸkınlardayım. İlk gece serbest iliÅŸki yaÅŸamamış olsam onu orada bırakacaktım. Ama iyi niyetimin acısını tam on iki yıl çektim.Tam anlamıyla AÄŸzıma Etti.. Balayı dönüşünün devamında OÄžUZ doÄŸdu.İki yıl sonra , bir tartışma sonrası motosikletime atladığım gibi, birbuçuk ay ege akdeniz de gezdim.izimi kaybettim.Ama oÄŸlumun hasretine dayanamayıp döndüğümde beklemediÄŸim bir ilgiyle karşılandım. 9 ay sonrada DENİZ doÄŸdu. Oda yetmedi yine cimrilik kırizleri , hesap sormalar, sineÄŸin saÄŸ bacağından kaç gıram yaÄŸ çıkar. Baktım olacak gibi deÄŸil. Çocuklar beni anlayacak yaÅŸa geldikleri gün ” bakın güzellerim her gün kavga, her gün dırdır ben dayanamıyorum .Babaannenizin evine gidiyorum . Her hafta sonu yanınızdayım. Yaz tatillerinde kamptayız. Hiç sorun yok tamammı tamam. Yine motora atlarsın arkana bakmadan tam gaz. Ankara asfaltında motosikletin üzerinde ” HEEEEYT İŞTE ÖZGÜRÜM BEEEE” diye bağıran ben.Sonraki yıllarda çocuklarda kaçıp benim yanıma geldiler.Deniz, dalış, kamp, tekne, balık avlamak her ÅŸeyi doya doya yaÅŸadım oÄŸullarımla.
O günden sonra sevdiğim tek dişi, küçük KÖPEĞİM ÇITIR oldu. Ağzıda var dilide ama kadınlığını biliyor hiç hesap sorup fırça atmıyor. Araba kullanırken dur, yavaş, ne yapıyorsun diye vırvır cırcır etmiyor. Önüne ne konursa yiyiyor. Benimle rakı içip arkasından da elmasını ısırıyor.Bira varsa, fıstık çerez götürüyor.Üstünede yüksek sesle geğiriyor. Hiç lüzumsuz havlamıyor. Hattaha havlamıyor bile. OHHH BEEE DÜNYA VARMIŞ.
….Saygılarımla .Kaptan’dan sevgiler.