Olay Japonya’da Gifu‘nun bir kasabasında olmuş.Shota Fujiwara isimli şahıs Sushi’yi çok seviyormuş.Günün birinde korkunç baş ağrıları başlamış ve bu ağrılar 3 yıl boyunca devam etmiş.Her defasında migrendir diyerek geçiştirmiş.Fakat artık hiçbir iş yapamaz duruma gelince doktora gitmeye karar vermiş.Başının üzerinde oluşan şişkinliğin röntgeni çekilince korkunç gerçekle karşılaşmışlar.Analiz sonuçlarında kafaderisinin altında birşeylerin hareket ettiği görülmüş!Dehşete kapılan doktor neşter ile şişkinliği açtığında görüntü korkunçmuş.Aynı korku filmlerindeki gibiymiş yani! Bakalım gördüğünüz resimler hoşunuza gidecek mi ve bundan sonra sushi yemeye devam edebilecek misiniz?Bence bu dehşet dolu fotoğrafları kaçırmayın.
Benden size küçük bir hatırlatma:Bu tip kılcal kurtçuklar balık piştiği zaman veya buzdolabında 0°C ile 4°C arasında 1 hafta saklandığı zaman ölürler.Çiğ balık yemenin sakıncalarını şimdi oturup bir düşünün!Aynı şey çiğ köfte severler içinde geçerli,çünkü bu tip parazitler her tür çiğ ette bulunabilmekte.Çukurova Tıp Fakültesi Beyin Cerrahisi bölümünde ihtisas yapmakta olan bir arkadaş bu resimleri görünce olayı doğrulayıp; çiğ köfte yiyen birçok kişiyi bu hale gelmesinden dolayı ameliyat ettiklerini söyledi.
Ne dersiniz sushi yemeye devam mı?
Tags: Çiğ, Çiğ Balık, Çukurova Tıp Fakültesi, Beyin Cerrahisi, Dehşet, Gifu, Japonya, Korkunç, Kurt, Kurtlar, Shota Fujiwara, Suschi, Sushi, Suşi
Bu Yazıyı Paylaşın
Türkçe yazanlar için hatırlatmalar; cümle büyük harfle başlar, nokta ile biter. Noktadan sonra boşluk bırakılır, yeni cümle başlar. "gelcem, gitcem, gidiyom" denmez "geleceğim, gideceğim, gidiyorum" denir. "Herkez" denmez "herkes" denir. "Yaaaa" çok laubali bir sözdür. "bU şEkiLDE" yazmak sadece okuyanı yorar. "Yanlız" değil "Yalnız" denir. "ğ" harfi "g" şeklinde yazılamaz. "Bende, sende" denmez, "Ben de, sen de" denir. "Dahi" anlamındaki "de" ayrı yazılır. "Geldimi?" yazılmaz "Geldi mi?" yazılır. Soru takıları ayrı yazılır. "OKmi?" değil, "Tamam mı?" denir. "ahmet, belgin, duru" denmez. "Ahmet, Belgin, Duru" denir. Özel isimlerin, illerin, ülkelerin ilk harfleri büyük yazılır. "ki" eki, bağlaç olarak kullanılıyorsa ayrı, iyelik eki olarak kullanıyorsa birleşik yazılır. "v" yerine "w" yazılmaz... Yani Türkçe, Türkçe yazılır. MSN Türkçesi'yle değil.





































































Yazılar(RSS)
Temmuz 18th, 2007 de 18:22
Yalan bu. hehe. Forward mail efsanesi.
Temmuz 19th, 2007 de 02:34
Ayyy inanmıyorum ya gerçekmi bu ama bizler bu ülkede bu kadar çok zaten tüketmiyoruz ama bir anda midem bulandı yazık yaww adama ne hale gelmiş bu herhalde günde 5 öğün sushi yiyordur.Bir tuhaf oldum valla meral hanım (Ş)
Temmuz 19th, 2007 de 15:24
bence bu sadece e-posta ile dolaşan bi efsane banada 1 sene önce mail olarak gelmişti buna benzer efsaneler kola içinde dolaşıyor bunların hepsi hurafe inanmayın sakına (V)
Temmuz 20th, 2007 de 00:48
Meral Hanımcığım,
Bu bir “urban legend“dir, şehir efsanesi yani. Türkiye’de yaşayan birisi için, oldukça sık sushi yiyorum. Böyle bir şey yok! ;)
Bir de, mutfağı çok temiz ve diğer Japon restaurant’ları gibi fahiş fiyatlar çekmeyen Cafe Bunka‘yı, İstanbul’da oturan ve Japon Kültür’ünden canlı bir örnek görmek/yaşamak isteyen herkese tavsiye ederim:
Japon Kültür ve Enformasyon Merkezi’nin giriş katındaki Cafe Bunka‘da, orijinal Tatami odasında, maki-sushi, o-nigiri gibi Japon mutfağından yiyeceklerin tadına bakabilir; toz halindeki Japon yeşil çayıyla yapılmış hafif bir profiterol olan matcha-shuu’yu deneyebilir; bir yandan sen-cha (Japon yeşil çayı), genmai-cha (patlamış pirinçli yeşil çay), mugi-cha (buğday çayı) veya omatcha (japon çay seremonisinde içilen koyu yeşil çay)’yı yudumlayarak dinlediğiniz yumuşak melodilerle; Taksim’in kalabalığından, hengamesinden, kirliliğinden bir parça uzaklaşabilir; kafanızı ve ruhunuzu dinlendirebilirsiniz.
N.B. Japonya/Japon Kültürü/Japonca ile ilgili tüm yazılarınıza yeni bloğumun linkini bırakacağım, izninizle.
Temmuz 20th, 2007 de 01:11
Sevgili Goddess Artemis,
Aslında bu yazıyı yazmaktaki tek amacım geçenlerde bir arkadaşımın gönderdiği bu mailin gerçeklik payı olup olmadığını gelen yorumlar yoluyla öğrenebilmekti. Şimdi içim Japon mutfağını seven bir kişi ve aile olarak gerçekten rahat. Teşekkür ederim.;)
Ağustos 18th, 2007 de 10:45
valla çok merak ediyorum tadını…ama çığ kofdeden nasil ayrilabilirimki yahuuu…e öleyim ben çığ kofte yemeyeceksem değilmi işin şakası tabii siz hiç içinizde kurt olmadığınızımı düşünüyosunuz yoksa yaaa ya bu kadarda cahil olmayalım kurt var içimizde ama esas cahillik da zaten mideye indirdiğimiz ce ordan bağısağa giden besinlerin beyinde toplanıp kurt oluşması …bizde yıllardır çiğ köfte yiyoruz ama ne böcek ne kurt bak tatlısese hala türkü söylüyo artıı japonları bilmiyomusunuzki onlar kendilerine zarar verecek en küçük şeyleri hemen imha eden insanlardır iyi tarafında bakın bide ya onlar canlı varlıklar nasıl öldürülürki onlar sonra hayvanlar derneğiyle uğraş uğraşabilirsen….ne olmuş beynin etrafında toplanmışlarsa onlar olmasa film hepten boş çıkardı değilmi
Eylül 2nd, 2007 de 19:30
İGRENC ÖGGGGGHHHHH NE BU BE (8) (8) (8)
Eylül 2nd, 2007 de 19:33
dur ya haklısın az bıras baktıktan sonra anladım sahte bu baksana herıfın kafasında saclar var normalde her beyın amelıyatında saclar tamamen kazılır dımı (S)
Ekim 10th, 2007 de 16:09
Doğa tutkunu ,kampçı ve birazda keyifçiyim. Dalmayı midye ve istiridye çıkarmayı çok seviyorum. Midye ne isede istiridyeleri üzerine karabiber limon sıkarak, çiğ köfteleri de rakı ile az götürmedik. Bu resimleri görünce şok oldum, dondum kaldım. Çocukluğumda babamın koyun kellesini, burnunun üzerine bir kütüğe şiddetle vurarak içindeki kurtları döktüğüne şahit olmuştum. Hayvan onbeş dakika önce canlıydı. ” Bunlardan bizde de var evlat” dediğinde , benimle dalga geçiyor sandım. 52 yaşındayım ve babam haklıymış. Ehvamlı biri hiç olmadım ama başımın neresi ağrısa oradaki kurtlar oynaşıyormuş gibi gelecek. Bu siteyi bir haftadır tanıyorum. Çok kaliteli ve seviyeli. Kaptandan sevgiler.
Ekim 10th, 2007 de 16:18
Yorumlarınız için çok teşekkür ederim Adil Bey. Biz de sizin gibi seviyeli ve kaliteli insanların yorumlarını her zaman bekliyoruz. Sitemizi beğendiğinize de çok sevindim. Tekrar yazdıklarınız için teşekkürler.
Kasım 11th, 2007 de 00:14
ya işte salaklar pişirmekk varken yerse çiğğ olur böleee kendi seçimi geberir napalım
Kasım 12th, 2007 de 23:13
bundan sonra japonlar aklını basına alır (M) (M) (K)
Kasım 29th, 2007 de 10:39
saol ama midem bulandı ya one allahtan balık sevmiyorum (Ş) (Ş) (Ş) (Ş) (Ş) (Ş) (Ş) (ü) (ü) (ü) (ü) (ü) (ü) (ü) (ü) (ü) (ü)
okadın adına üzüldüm :( :( :( :( :(
Ocak 11th, 2008 de 14:20
ay bidaha asla sushi yemiycem (!) (S)
Ocak 27th, 2008 de 08:50
normal karşıladığımız;hayvanlarda da bu gibidurumlar görülmektedir. insalarda olması anormal değil ancak sebeb konusu daha da iyi araştırılmalı.
Şubat 15th, 2008 de 13:17
dün mail olarak aldığım bu şey gece rüyama girdi.doğru koyunların beynini taşa vurupta kurtlar çıktığını bende görmüştüm.Muhakkak bir doktora bunu danışacagım.gerçek olamaz diyorum çünkü beyin ameliyatından önce saçlar kazınır.bu adamın gözleri bile açık nerdeyse.
Şubat 28th, 2008 de 15:13
ayyy cok kotuuuu yhaaaaaaa gece rüyama gırerr artq:S:S
Mart 17th, 2008 de 00:29
ööööööööööööö bu ne yaw böle. Çok kötü
Mart 21st, 2008 de 20:35
ya bu tamamen saçma daha öncede görmüştüm ama saçma canlı adamın kafasını açarken saçını kazımak gerekir saçlı beyin ameliyatı mı olurmuşş canım
Nisan 20th, 2008 de 20:11
ben çiğ köfteyi çok severdim.Fakat bu korkunç olayı gördüm resimleride gördüm.O yüzden bir daha çiğ köfte yemicem……
Mayıs 9th, 2008 de 23:21
nedense inanasım gelmiyor. içim kalktı doğrusu.