Posts Tagged “Atatürk”
Volkan Alabaz Tarafından Günlük Kategorisine Yazıldı

Bir süredir Almanya dışındaydım işlerim nedeni ile. Dün geldim eve. Akşamda en büyük zevk olarak yaptığım rss beslemelerimi okumaya başladığımda burada Stern dergisinin AKP’ye açılan kapatma davası ile ilgili başlığı görünce acaba doğrumu okuyorum diye şöyle bir gidip geldim. Malumunuz konu belli üstünde dallandırıp budaklandırmaya gerek yok bence. Bende kendi düşüncemi söylemek istedim sadece. Yoksa artık Türkiye’de ne siyaseti yazmak mümkün ne de yapmak. Haberi geniş bir şekilde okuyunca yüzümde hafif bir gülümseme oluştu. Nedeni dava değil. Bundan yaklaşık beş gün kadar önce annem ile telefonda Türkiye hakkında baya detaylı bir konuşma yaptık. Çok tedirgin bir aileye sahibim şuan. Hele annem tam tuhaflaştı. Ben hep soğukkanlı ve ne olacağını bilen biri gibi davranıp sakinleştirmeye olayların farklı bir boyut kazanacağını savunarak durumu idare etmeye çalıştım. Ağzımdan da bak anne görürsün bu hafta bilemedin önümüzde ki hafta bu adamlara kapatma davası açılacak. Annem inanmamıştı. Ama dün itibari ile söylediklerim fazla bir zaman geçmeden gerçekleşti.
Şimdi benim düşüncem birçok insandan farklı. Herkes bir partiyi kapatmanın demokrasiye uymadığını söyleyip karşı çıkıyor Akp yanlısı olmayan kesimler dâhil. Ben buna katılmıyorum. Bence zaman ve ortam olarak çok doğru verilmiş bir karar. Bana söylermisiniz demokrasi sizce nedir? Yani Türkçe karşılığı. Şimdi sizlere Akp yaptıklarını sayacak değilim. Çok açık ve nettir Laiklik ve Atatürk düşmanlığı besledikleri. Bu Ülkede her zaman en büyük problem Erbakancılar Tayyipciler ve arada kaynayan Kutanlar. Bunların klonlanmış hallerini ileri yüzyılda birçok sefer görecek ve yaşayacağız. Bu Ülkenin büyük bir kesimi ekonomik yönden hep ezik bir statüde kalacak ve gelişemeyen bir toplum olarak her on yılda bir başımızı yakacaklardır. Amaçta budur zaten. Ben hayatımda bu kadar kaba konuşan ve harbi bir numara cahil bir başbakan ve yandaşları görmedim. Umarım bir an önce bu kara bulutlar güzel ülkemin üstünden kalkar ve hak ettiği laik ve demokrasinin gerçek anlamını savunan bir yönetim sistemi ile de devam eder. (more…)
Tags: AK Parti, AKP, Atatürk, Başbakan, Erdoğan, Laiklik, Parti Kapatma Davası, Stern
18 Yorum Var »
Volkan Alabaz Tarafından Türkiye Kategorisine Yazıldı

Şöyle bir baktımda Atam bloglarda senin için yazılanlara. Herkes seni çok özledik Atam demiş. Ben diyorum ki: Sana çok ihtiyacımız var Atam. Ülkemiz sen gittiğinden beri İsmet İnönü dahil herkes kazık atmak için yarıştı devam ediyoruz. İçlerinde en nankörleri kürtler çıktı. Erdoğan gitti A.B.D ye Bush piçi ekonomik gücünüz yok girmeyeceksiniz dedi olay kapandı sus pus döndü. Asker hala toplantı yapıyor bizimkilerde uyuyor Atam. Biliyorum Atam çok değil bir iki yıl daha yaşasaydınız ilk önce yapmak istediğiniz doğudaki hala kıçına çuval giyen gerzek aşiret anlayışını yok etmekti ama olmadı. Siz gittiniz arkanızda kalanlar ise bunu devam ettirmedi onlar oy alabilmek ve koltuk kapma yarışı sevdası yüzünden bütün aşiret anlayışına ses çıkarmadılar ve yıl 2007 Oro..u Çoc..u DTP liler ise Bayrağımızı bile Güney doğu bölgesinde değiştirmek istediklerini açıkladılar. Ben neyi anlamıyorum Atam biliyormusunuz bu şerefsizlere çıkıpta biri o yapacağınız bayrağı alır sizin götünüze sokarım siktirin lan diyecek ne askerimiz var nede politikacımız . Ben size çocukluğumdan beri söz verdim gerekirse canımdan olma pahasına bile olsa size söylediğim sen rahat uyu biz bu toprakları bekliyoruz Atam sözümü tutmak için gidip kafalarına gerekirse tek tek sıkarım. Şimdi bana sakin ol çocuk dediğinizi duyar gibiyim Atam bütün Ülke sakin herkes sakin o yüzden Ülkem bu kadar başı boş rezil rüsva olmuş durumda. Ben savaş istiyorum artık kan dökülmesini ve Diyarbakırdan tutun ki K.Irak’a kadar canı yanması gerekenlerin canının yanmasını. Sen rahat uyu ATAM kimse yoksa ben varım gerekirse senin fikirlerin senin yolun uğrunda ihanet eden babam dahi olsa gözümü kırpmadan kurşuna dizerim. Şimdi fotoğraflarına bakıyorumda ne çok değişmiş zaman ne çok gerilemişiz sen gittiğinden beri…
1881
19. Mai: Kemal Atatürk wird als Mustafa im griechischen Saloniki (heute: Thessaloniki) als Sohn des Leutnants Ali Riza und dessen Frau Zübeyde Hanim geboren.
1885-1899
Besuch der Militärschule Monastir. Hier erhält er den Beinamen Kemal.
1899-1905
Er geht zur Kriegsakademie in Istanbul, die er als Hauptmann verläßt.
1905
Mitbegründung der oppositionellen Geheimorganisation "Vaterland und Freiheit" in Damaskus. Kurz darauf Mitglied in einer der größten oppotionellen Gruppen, dem "Komitee für Einheit und Fortschritt".
1908/09
Als Armeestabschef nimmt er an der sogenannten jungtürkischen Revolution gegen den herrschenden Sultan teil, den er zur Abdankung zwingt.
1911/12
Major im italienisch-türkischen Krieg.
1912/13
Teilnahme an den Balkan-Kriegen.
1913-1915
Militärattache in Sofia.
1915/16
Während des Ersten Weltkreigs ist die Türkei Bundesgenosse der Mittelmächte. Als Divisionkommandeur Reputation durch die Abwehr der britischen Invasion bei den [/u] Dardanellen und gilt in der Bevölkerung als "Retter von Istanbul". Er erhält den Titel Pascha. (more…)
Tags: A.B.D, Atatürk, Atatürk'ün Hayatı, Biliyormuydunuz, Busch, DTP, Erdoğan
6 Yorum Var »
Volkan Alabaz Tarafından Özel Günler Kategorisine Yazıldı
Efendim bir haftayı geçti yazı yazmayalı. Bende Almanya’da değilim zaten Tiyatro ile beraber turnedeyiz bu hafta sürekli Amsterdam’da kaldık galiba yarın başka bir ülkeye yolculuk var neyse ben hemen konulara girmek istiyorum fazla vaktim yok büyük bir yorgunluk var. İlk önce Yüce Türk milletinin Cumhuriyet bayramını kutlarım. Aşağıda Cumhuriyet in internet sayfasından alınmış bir yazı var. Yazı İlhan Selçuk imzasını taşıyor. Genellikle İlhan Selçuk’un yazılarını severek ve sevinerek okuyorum. Her şeye katılmayabilirim ama genel politik yön ve gerçekler bence aşikâr. Nasıl oluyor da büyük çoğunluk bunu anlamıyor, ben bunu anlamıyorum. Sevr 10 Ağustos 1920 de imzalanmış. Yani geriden bakıp bir şey söylemeye gerek yok ki aslında. Demek istediğim bugünden bakan bir insan da durumu anlayabilmeli. Türkiye neden kendini bu kadar şanslı ve bütün tehditlerden kurtulmuş zannediyor ben bunu anlamıyorum. İran devamlı tehdit altında, Irak’ın durumu ortada. O şehitlerin katili sadece A.B.D yönetimi değil. O kadar çok ’suçlu’ var ki. Avrupa daha az mı yardım ediyor zannediyorsunuz? Danimarka bir tarafını yırtıyor az çaba ile ‘çok’ ‘iş’ başarmak için… İsveç mesela, hani hep gidip kendimi ve kendimizi yoldurduğumuz IKEA nın ülkesi, herkes den çok desteklediler PKK’lıları. Avusturya dan bile daha çok destek vermiştir İsveç mesela PKK’lılara. Danimarka, İsveç, Norveç, Avusturya, Hollanda, Almanya, İsviçre, Fransa az mı destek verdi bu ülkede kan dökülmesine ?
Ayrıca bu topraklar, bu insanlar Türk,kürt, Arap, Laz demeden nice kuşakları beslemediler mi? Besle kargayı, oysun gözünü! Adam eroinden kazandığı para ile eşkıyalık yapıyor. Döner satıyor, kara para aklıyor, yine kendi toprağının insanlarına saldırıyor…İhanetin kürtçesi ne demek,öğrenmek istiyorum. Geçenlerde benim Ülkem Türkiye’de Kürdistan Şehitleri için cenaze töreni bile düzenlendi götümle güldüm Kürdistan! diye bir yer mi var ki? şehitleri olsun.Batılı emperyalistler ve onların uşaklığını yapan hainlerin hayal dünyası.
Yine de en başta Türk insanı, devleti ve benim üstüne toz kondurmadığım ve hiçbir zamanda kondurmayacağım askeriyemiz suçlu. Koca Türk Silahlı kuvvetleri kayıp askerlerden hala haber alamıyor ve bence inanılmaz tuhaf ve beni hayretler içinde bırakan bir olay Sistem kötü. Yapılması gereken şey belli Barzani dahil kimseyi bırakmayacaksınız ve kim varsa apo piçi dahil hepsini Osmanlı usulü asıp Diyarbakır Belediyesinin önünde sergiye açacaksınız bu sorunda kökünden bitecek. Buna inanın bazen barbarlık işe yarar bence şuan inanılmaz sinirli bir barbar görüntüsü olması gerekirdi paşalarımın ama tuhaf bir sessizlik ve şaşırtıcı bir anlamsızlıkla sadece üzülüyorum. Bugün Cumhuriyet’te gözlerim yaşardı yeni kurbanlar ile ilgili bilgileri okurken. Yalnız göze çarpan bir şey vardı: hepsi çoluk çocuk denecek yaşta profesyonel olmayan askerlerdi. Sen nasıl bu dünkü çocukları, doğduğu andan itibaren o dağlık alanda yaşayan ve silah atarak yetişen gaddarların olduğu bir bölgeye gönderirsin? Siz en başından bu insanları gözden çıkartmışsınız demektir. Benim demek istediğim şey şu yıllardan beri pkk tehdidi var zaten ve Askeriyenin gücüde var sadece o bölge için çok özel asker yetiştirmeleri ve denetimi bir bölükle değil özel timlerden oluşan bir tabur veya alayla idare altında tutmaları gerekli idi. Böyle askeri bir hata yapılmamalı bence. Sistem yanlış. Aynen hariciyede de ehil olmayan kişilerin olması gibi. Önemli olan sadakat ve alınan maaş. Hayır Türkiye için ölmek değil önemli olan, yaşamak. Ama düşünerek yaşamak!
Para tacirleri için Anadolu da insan ölmüş umurlarında mı zannediyorsunuz? Doğan Holding yani Hürriyet gazetesi o yalancı başlıklardan vurgun yapan bir insan. Şehitler çoğaldıkça, onlar baskı yapıp, ziftleniyorlar. Gazetecilere iş çıkmış oluyor. Yeter ki rahatları bozulmasın. Ticaret olsun. Para kazanılsın. Borsa pirim yapsın, dolar çıkmasın. Sermayenin kıçı yalanılsın, başka bir dertleri yok. Doğan ve Koç son yılda başka hiçbir ülkede erişemeyecekleri bir kar yaptılar. Niye biliyor musunuz? Başka bir ülkede bu kadar saf bir halk yokta, ondan. Pusuya düşen o 12 genç değil, asıl sizsiniz pusuya düşen… (more…)
Tags: Atatürk, Atatürk'ün Hayatı, Avrupa Birliği, Biliyormuydunuz, Ilımlı İslam, Kıbrıs Rum Kesimi, Osmanlı İmparatorluğu, Sovyetler, Yunanlılar
Yorum yok »
Volkan Alabaz Tarafından Türkiye Kategorisine Yazıldı
Efendim biliyorum yaklaşık bir hafta oldu yazı yazmayalı. İlk önce büyük oğlum berke iki gün boyunca gerçekten sorunlu bir hastalık geçirdi başında sabahladım. Ardından Meral hanım aynı hastalığı yaşadı ve kötü zamanlar yaşadık tam atlattık derken bu seferde ben yataklara düştüm. Bir oyuncu için çok kötü bir durum. İğnelerle ayakta kalıp sahneye çıkmak zorunda kaldım bugün ve dünde evde yatıyorum sağ olsun ev doktorumda beni yalnız bırakmadı. Biraz gözümü açtım ve uzun zamandır haberleri okumuyordum aslında hiç okumamam gerekir çünkü yavaş,yavaş hastalıklı bir Ülke olmaya başladık. Bu da benim canımı sıkıyor iki haber vardı dikkatimi çeken birincisi Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, bienalin küratörü Hou Hanru‘nun kitapçıktaki açılış metninde Kurtuluş Savaşı’nı "tepeden inme bir dayatma" ve Atatürk’ü ise "anti hümanist" tanımlaması olayı ve Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Nazan Erkmen tarafından ve 131 öğretim görevlisi adına yayınlanan bir kınama mesajı yer almış haberde. Evet özellikle A.B.D ve Avrupa’da çokça görülen bir durumdur bu satılık yada kiralık ikinci el yazarlar bizde de örnek olarak A.B.D tarafından satın alınan ve Türkiye’ye karşı en hassas dönemde kullanılan Orhan pamuk var. Bu kişide Ülkemin en sıcak saatlerini yaşadığı bir dönemde daha da kışkırtmak ve sinirleri bozmak adına yapılan bir davranış şekli. İkincisi de Hürriyet gazetesi ki adı her ne kadar Hürriyet olsa da hayatımda bu kadar berbat bir yönetim sistemi ile ayakta kalan başka bir gazete daha görmedim. Bence tamamıyla berbat bir gazete Türkiye’nin en büyük mafyalarından bir olan Aydın Doğan’ ada böyle bir gazete yakışır ancak. Şimdi bu gazete Türkiye Malezya Olurmu? Adlı bir anket başlatmış. Nelerle uğraşıyoruz Yarabbi biz coğrafya olarak buna inanın Dünyanın en güzel Ülkelerinden biriyken yönetim sistemi olarak ta en kötüsüne sahibiz. Şimdide Dünyanın en gelişmiş Ülkeleri arasında yer almamız gerekirken acaba Malezya olurmuyuz,olmazmıyız diye uğraşıyoruz. Tam birde televizyonda neler var diye göz atarken ZDF kanalında Kemeri gördüm. (more…)
Tags: A.B.D, Atatürk, Aydın Doğan, Nazan Erkmen
3 Yorum Var »
Volkan Alabaz Tarafından Türkiye Kategorisine Yazıldı
Türkiye’yi Nasıl Alırdınız ? Güllü Olsun!
Aşağıda Türkiye deki seçimler ve dış politika üzerine bir yazı var. Daha evvel, sanırım cuma günü Radikal ismine hiç uymayan bir gazete bence. Acayip status quo cu… de dış basından alınmış yazılar okudum. Gül ün seçiminden sonra dış basından alınan yazılar ve bugün okuduğum Sami Kohen in yazısı bende yine bir şeyler söyleme ihtiyacını doğurdu. Bir kere Türkiye konusundaki bakış açılarının çoğu -oyunun kuralı gereği- A.B. nin kendi çıkarları doğrultusundadır bence. Yani buradaki demokrasi tellalları A.B. yi ne kadar doğru okuyor, bu konuda şüphelerim var. Aydınlanma’nın ideallerinden biri bir dünya kamuoyu yaratmaktı. Bu doğru. Batılı olmayan bir çok entelektüel bu anlayışı benimsemiştir ve buna göre davranır. Ama 21.yüzyıl felsefi akımlarında, moderniz mi eleştiren düşünce şekillerinin içerisinde ,bu entellektüel teslimiyetin aslında bir saflıktan, yeterince gelişmemiş olmaktan, subje ve obje farklarını psikolojik olarak yeterince anlamamış olmaktan kaynaklandığını bence açık,açık gösteren yazılar yayınlandı… Ama tabii bu seviyede bir entellektüelliğin Türkiye yi bulması zor idi. Çünkü burada herkes kendi öz çıkarına göre davranır ve bunda da bir yanlışlık görülmez. Tam İngiliz ve Amerikan zihniyeti aslında… Ama arada minik, mini minnacık bir fark var: Zeka ve güç farkı: Türkiye ne politik manada, ne de entellektüel manada kendine özgü bir kişilik geliştiremiyor. Hep taklit, hep başkaları ne der… Ne demiş? Ekonomik sömürge olmaktan daha kötüsü entellektüel hegemoni altına girmektir.
Bu politikadan çok daha derin bir sorun…
Ben Türkiye de laikliğin çok önemli olduğunu ve kesinlikle laikliğin kurallarına uyulması gerektiğini düşünüyorum. Radikal de ‘Süddeutsche Zeitung’ dan alınmış bir yazı vardı. O kadar bildik şeyler ki yazılanlar, burada tekrar aynısını vermeye gerek görmüyorum. Efenim Türkiye de laiklik yanlış anlaşılıyormuş, laiklik devletin din üzerinde baskısı olamazmış…Bunu yazan da laiklikten bir Fransız buluşu olarak hep nefret etmiş, gönlünde hep biraz teokrat kalmış olan Alman zihniyeti olmasa keşke! Almanya’ya ben gelmeden önce minik bir teokrasi olma yolunda emin adımlarla ilerliyordu… Yakında kürtaj ve boşanma yasak olursa ne hoş Katolik bir devlet olur aslında Almanya. Tam kilisenin istediği gibi…
Evet, Almanya da bir reform hareketi olmuştur ama Fransa’daki gibi kilisenin mallarının halkın eline geçtiği bir devrim yaşanmamıştır… Ayrıca eğitimli, urban orta sınıf geliştiremeyen halklar din üzerinden örgütlenir. Kırsalın örgütlenme kodlarından biridir din. Türkiye de politikacıların kitleye inememelerinden ötürü halk yine kendi başının çaresine bakmak zorunda kalmıştır. Yeterince ilerlememiş toplumlara özgü din üzerinden örgütlenme yolunu seçmiştir. Ama nerdeyse buna mecbur kalmıştır, bırakılmıştır. İpleri çekenlerin işine böylesi gelmiştir… Ama yine de her şey bilinçli yapıldı demek istemiyorum. Bilinçsizce de çok şey yapılıyor Türkiye de.
Ayrıca Atatürk ün hilafeti kaldırmasına tanıdığım birçok Almanca konuşan akademisyen hep bir yanlışlık olarak bakmışlardır. Bence Atatürk çok haklı idi, ayrıca islamın önünü de açmış oldu yaptıkları ile. Keşke birisi papalığı kaldıracak cesareti gösterebilseydi Avrupa da. Bunun bence Hıristiyanlığa faydası olurdu. Tam tersine en adice politik oyunlara alet ettiler Hıristiyanlık gibi kutsal ve önemli bir dini… ( Bir Müslüman olarak bunu gönül rahatlığı ile aydın düşüncem ile söyleyebilirim )Katolik kilisesi her zaman zenginlerin yanında olmuştur. En fakirlere sadaka dağıtıp, zenginlerin çıkarlarını korumuştur. Status quo cudur. Aynen bazı politikacıların Türkiye de yaptığı gibi… (Tabii ki bu zihniyet Türkiye de daha laçka bir şekilde gerçekleştirilmektedir. Bir sepet kömür dağıtmak gibi…’15 kızı kandırdım bir şişe lavantaya,, oyy,oyy’ misali. Nedense en son seçimler bana bu türküyü hatırlattı. A.B.D. nin Merkel ve Sarkozy ile küçük Bush’lar yaratıp Avrupa ya ‘özgürlük’ getirme serüveninin bir parçası dinin politikaya alet edilmesi… Bütün kaynaklar halkların değil birkaç firmanın eline geçsin, onlar da istediklerini yapsınlar diye… Gas de France Sarkozy ile birlike artık sadece % 35 i ile devlete ait yüzde 70 yerine… Yani politikanın dinle alakası yok aslında. Ama büyük çoğunluk aptalca hayat görüşlerine takılı kaldığı için kandırılıyor! p.s. Bu arada başörtüsü konusu önemli değil abartıldığı kadar.Yani başörtüsünden rahatsız olduğum için laiklik vurgusu yapmıyorum. Türkiye’nin hala kendine özgüveni olan bir burjuva yetiştirememiş olmasına hayıflanıyorum… (more…)
Tags: Abdullah Gül, Atatürk, Hugh Pope, Meclis, Milliyet, Radikal
Yorum yok »
|