Posts Tagged “Meral Alabaz”

 

Bundan bir yıl kadar önce işlerimin çok yoğun olmasından dolayı blogumun aktif halde kalmasını istediğim için eşimden yardım istemiştim. En azından benim yokluğumda yardımcı olması çok iyi olacaktı. Ama artık Meral kendi bloğunu açmanın vaktinin geldiğini düşünerek meralalabaz.com olarak bloglamaya devam etmeye karar verdi. Bugünde ilk yazısı ile kendi bloguna taşındı. Bana da düşen kendisine her konuda destek olmak oldu. Anlayacağınız bana artık dayanamadı ve kaçtı. Bundan sonra kendisine buradan ulaşabilirsiniz. (more…)

Tags: , , ,

Comments 4 Yorum Var »

 

Fatih Bektaş ismini blog kürede duymayanınız belki yoktur. Özellikle reklam sektöründe olanlar yakından tanırlar. Kendisi ayrıca ” Reklam Desing ” adlı kişisel blogunda ne kadar başarılı bir reklamcı ve sanatını görselliğe dönüştürdüğünü şahit olabilirsiniz. Aslında konumuz bu değil. Fatih bey belli bir süredir ben ve meral hanımında editör kadrosunda bulunduğu ” Reklam Müzikleri ” adlı blogu artık blogger desteğinden çekip biraz daha sunum olarak profesyonelleştirme arzusunu reklammuzik.com platformunda kendi sunucuna taşımış bulunuyor. Peki, aslında farklı bir destek altında yayın hayatına devam ederken başka bir alanda bundan sonra yayın hayatına devam edecek olan ve bütün alt yapısını taşıyan blogun kendi amacı nedir? Sorusunun geniş ve ilginç yanıtı için sizi ” Hakkımızda ” kısmını okumanızı öneriyorum. Arıyorum ama bulamıyorum diyenler  için bol reklammuzik.com lu günler efendim.

Tags: , , , , , , , , ,

Comments Yorum yok »

 

Tags: , , , , ,

Comments Yorum yok »

Sevgili arkadaşlar uzun bir süre ailecek yokuz bunun sebebi bizim için çok üzücü olan hastalık. Büyük oğlumuz berke ileri derecede zatüre ve yaklaşık iki hafta hastahane de yatması gerekiyor eşim sürekli başında ama daha kötüsü diğer ufaklık bartu da zor bir hastalık geçiriyor bu araları sürekli hayatımız ya doktorda ya acilde ya hastahane de geçiyor eve uğramıyoruz hastalık derdine düştük. Allah düşmanımızın başına vermesin. Saygılar diliyorum hepinize bu süre içinde söz verdiğim yapmam gereken yazmam gereken herşeyi not aldım ve en müsait zamanda verdiğim sözler yerine gelecek saygılar görüşmek üzere. Sizleri seviyorum. (more…)

Tags: , , , , ,

Comments 24 Yorum Var »

6206796.jpg

Sene 2001…. Üzerinde kırmızı bir cüppe olan adamın tuttuğu mikrofona sırayla uzanıp " Evet " diye haykıran iki ayrı ses… Atılan imzalar, ayağa kalkış ve her şeyini bildiğini sandığın ama hiçbir şeyine vakıf olamadığın bir kadının kocası olmak…Daha çok gençken uzatılan parmaklara takılan yüzükle tescillenen an… bir anda duvağın açılıp önce sağ sonra sol en sonda alına konulan öpücükle kapanan bir çift göz… işte gurur anı… karı-kocayız artık…karımsın artık…. Her evlilik başlangıcında kendi kendine ve karşındakine verdiği sözleri vardır insanın. Farklı olacaktır, anlayışlı davranılacaktır, hem dip dibe hem özgür bırakılacaktır kişi. İletişim denen tek dişi kalmış canavar en önemli unsur olmalıdır. Uyurken bile eller ayrılmayacaktır, yolda yürürken, merdiven çıkarken, araba kullanırken kenet gibi olunacaktır. Sanki tersi olsa biri alıp gidecek sanılır. Biraz zaman geçer, birazda içi geçer insanın. Uyurken biraz ayrılmak iyi gelecektir. Rahat yatmalı insan felsefesi altında yatağın uçları olur konum merkezleri. Gece uyanıp uyanıp sevişmeler bir süre sonra tartışmaların ardından yaşanan uykusuzluğa bırakır kendini. Arabada giderken artık eller radyo kanalları arar olur, e nede olsa tartışmanın ardından elbet bulunur ortama cuk oturacak, yüreğin acısını anlatacak şarkılar, bulana kadar el habire meşguldür. Akşamları karanlıkta yapılan danslar yerini kumandalı gecelere bırakır, onsuz yatağa girmezken, bir bakarsın ki, o koltukta sabahlamış iki büklüm, sen gözünü boş yastığa açmışsın. Bu hafta annemlere gitmedik, en çok seninkiler gidiyoruz muhabbeti başlar, yani hafta sonları bile doludur artık. "Bir hafta sonu da kendime ayıramıyorum, şöööle gönlümce takılayım arkadaşlarımla" sözü koyar en çokta. "Neden artık, benimle vakit geçirmek istemiyor mu acaba,?" takıntılarına düşer adam.Bir zaman sonra çocuk olur, birlikte yaptıkları en güzel şeydir aslında o küçücük oğlan. Büyürken Yılmaz Erdoğanın dediği gibi bizi de büyütür. Yorgun geceler, telaşlı saatler başlar. Beş dakika boş zamanı adamla değil, oğluyla geçirmek ister kadın. Evde artık iki tane ilgi isteyen bebek vardır. İki çocuk büyür evde ben ve oğlum. Çocuk büyür,adam büyür, kadın büyür. Beraber kurulan hayallere ulaşmak için yolculuk başlar. Faturalar, kredi kartları, nasıl yapalımlar, nasıl edelimler, çocuğun yuvası, taksit tutarları derken evlilikte yarılanır böylece. Altı sene geçer gider anlamadan, anlam vermeden…. Ve ardından ikinci çocuk gelir…İkinci kez oğlan…Bartu Sene 2007….. Anlatılamayan, yanlış anlatılan, unutulan, unutulmaya çalışılan,gözardı edilen, görmezden gelinen koca bir altı sene. Seninle tanıştığım ilk gün hala aklımda…gözlerin,gülüşün,karşı konulmaz saflığın,evet bir kadının saflığını ilk sende tattım, işte bu yüzdendir ki, hayatımı seninle harcamaya,paylaşmaya ve bitirmeye karar verdim. Seninle evliliğe yeniden şekil verdim, belki de hissetmeden senin ellerinde hayat kazandım. Klişe hiçbir şeyi sevmedim, seninle hiçbir şeyde klişelik yoktu. Bu kadar senenin ardından teşekkür ediyorum, ne için mi…?! Bana kazandırdıkların-benden aldıkların için bana sahip çıkıp-beni özgür bıraktığın için kendinden bir parçayı bana verip, Yüce Rabbimin izniyle ona hayat verdiğin için yalanı asla benimle tanıştırmadığın-ama zaman,zaman yalana teşvik ettiğin için önce olayların karamsar yanını önüme serip-sonra ruhuma iyimserlik aşıladığın için bana katlanıp-beni katlanmaz yaptığın için seni seviyorum cümlesini duymayı unutturduğun-ama en olmadık zamanlarda hatırlattığın için benim için her şeyden önemli olan ve bir kadında bulunması gereken tek şeyi " iyi bir ANNE" olmayı başardığın için ….. ve daha birçok yaşanmışlık ve yaşanılacak anlar için…. bugün evlilik yıldönümümüz, bu kısmı benim için hiçbir zaman önemli olmadı ama en önemlisi bugün ilk anlamlı eveti ettiğimiz gün. Umarım asla pişmanlık duymamışsındır beni hayatına kattığına. Acısıyla, tatlısıyla, gözyaşıyla, tutkusuyla,yalanıyla, hayata dair yaşanılması gereken ne varsa seninle yaşadığım için mutluyum. En önemlisi de bir eş olarak şanslılığımı bir tarafa bırakıyorum, SEN GURUR DUYULACAK BİR ANNE VE EŞSİN. Sırf bu yüzden bile olsa SANA AŞIĞIM. Nice 6 seneleri devirmeye EŞ RUHUM….!!! Karım Merim…!!! Senin için bugün gece bir şiir okudum kendi sesimden umarım beğenirsin für dich…

Tags: , , , , , , , , , , ,

Comments 21 Yorum Var »

Kapat
E-posta ile paylaş