Türk Medyasının Kabızlığı Ve İçerik Hırsızlığı
Blog dünyasında ki birçok arkadaşımız ” İçerik Hırsızlığı ” üzerine yazılar yazdılar. Toplantılarda dile getirdiler peki deÄŸiÅŸti mi? Veya deÄŸiÅŸir mi? Tabiî ki hayır. Bırakın blog dünyasını, içerik hırsızlığı bizim her alanda içimize iÅŸlemiÅŸ.
Bu konuda açık ara önde olan Türk Medyası. Neden bahsetmeye çalışıyorum hemen anlatayım. Yanılmıyorsam bu hafta Sinan Çetin tarafından yapımcılığı ve sunuculuğu üstlenilen Fenomen adlı mentalistlerin yarıştığı yarışma programı başladı. Bu programın kısa bir videosunu izledim. Çünkü aynı program bundan tam bir ay önce Almanya’da yapılmıştı. Hatta bu konu ile alakalı sevgili Meral hanımda geniş bir sunumda bulunmuştu.
Neden Türk Medyası bu kadar içerik hırsızlığı yapıyor anlamıyorum. Türk kanallarında saçma sapan, salak senaryolardan oluşan Türk dizileri hariç bize ait olan hiçbir şey yok. Her şeyi çalıyoruz. Buyurun hem Almanya’da yapılan yarışmanın videosu hem de Türkiye’de başlayan Sinan Bey’in videosu. Her şey aynı. Arada tam bir ay var.
Peki, bu bir ilk mi? Tabiî ki hayır. Geçen yıl uzun bir süredir ilk yapımı Almanya olan Pro7 kanalına ait ve Katarina Witt’in sunuculuğunu yaptığı Stars auf Eis. Yani bizde ki çalıntı yapımla Buzda dans. Bu program Almanya’da biter bitmez tam bir ay geçmeden Türk ekranlarındaydı. Hatta bu yarışma programını bile adam gibi yapamayıp ellerine yüzlerine bulaştırmışlardı. İyi hatırlıyorum. Bir sürü kavga olmuştu. Çok komik. Buyurun videoları.
Sadece bu ikisi ile kalsa yine iyi. Bir sürü örnek var geçmişten hatırladığım. Mesela Deal or no deal – Tamam mı devam mı? Wer Wird Millionar – Kim 500 milyar ister? Popstar, çarkıfelek, turnike, biri bizi gözetliyor daha sayısı hiç bitmeyen ve bitmeyecek olan programlar.
Konuya yapılan yorumları Buradan okuyabilir veya Bu linki kullanarak herhangi bir Rss aracı ile yorumları takip edebilirsiniz.
Yorumlar
televizyon programları konusunda bizimde satdığımız formatlar var. Mesela gelinim olur musun :) arap ülkelerini birbirine katmışdı bu yarışma. Bazen bizde bişyler yapabiliyormuşuz :))
Kopyalayan 1 kere kopyalar,2 kere kopyalar.Bu yaptıklarından dolayı sadece 1. girişiminde ciddiye alınır.Orjinalini yazanı herkes tanıyor,takip ediyor,kopyalayanlarsa orjinal yazarlarının beddualarından başka bir ilgi göremiyor zaten.
AhmetAli;
Aslında bizlerde çok iÅŸler yapıyoruz ama ne yazıkki Türkiye’de deÄŸil. Örnekleri nelerdir. Almanya’da genel Mercedes baÅŸ tasarımcısı bir Türktür. Daha baÅŸka örnek Ford ve Bmw, Nokia, Siemens bir sürüde örnek her alanda çoÄŸaltılabilir.
Bende çok iyi hatırlıyorum benim akrabalarım ben küçüken bırakın salak bir çocuk bu yapamaz nasıl yapsın derdi. Bunu söyleyen insanlar asılgeri zekalı olan insanlar. Biz eğitimden uzak oldukça hep bu tip olaylar ile karşılaşacağız.
Hasan Tosun;
Gelininm olurmusun tam bir facia:) Asıl bu yarışmadan sonra neler oldu iyi hatırlıyorum. Bu arada zaten bu programı alsa, alsa araplar alır. Severler böyle birşeyi.
Deli Profesör;
Çok doğru söyledin dostum. Ama bazen öyle yerlerden alıp çırpıyorlar ki bir çoğunun okumadığı takip etmediği yerlerden alınca pek kıymetli oluyor bu arkadaşlar. Örneklerini her dakika yaşıyoruz.
Çok fazla TV izlemiyorum (hatta hiç izlemiyoruma yakın bir deÄŸer bu :) bunun nedenlerinden bir tanesi de izlenmeye deÄŸer bulmamam… Arada sırada baktığım bir iki ÅŸey var…
Blog dünyasına gelince, bırak çalmayı, hem çalıp hem de “içerik hırsızları” adında yazılar yayınlayan ve kıymetli bi çok iÅŸi var… (helal olsun çok iyi çaldın diye kıymetli oluyor sanırım…)
Birbirlerin takip(taklit) eden haber siteleri de mevcut, tamam takip et de aradan 3-4 gün geçtikten sonra aynı ÅŸeyi de alıp yayınlama…
Aslında olay şöyle oluyor sanırım; Bizim türk yapımcıları avrupa ülkelerine gidip orada gösterimde olan veya daha önceden oynatılmış ve popüler olmuÅŸ tv programlarını seçip satın alıyorlar.. Hatta bunu Acun Ilıcalı’nın kendiside söylemiÅŸti..
Tabi herşey tv programı satın almakla kalmıyor. Bunun sunucusu oyuncusu vs. kadroda kim varsa onlarda önemli. Piyasada bir çok tv programı var ve bence çoğu gereksiz yani son kozlarını oynuyorlar kendileride farkındalar.
Ne yapsakta programın ömrünü biraz daha uzatsak diye düşünüyorlardır.. Bu arada volkan hocam, bizim türk milletinin izletmekte başarılı olduğu tek program yada programcıklar var. O da kadın programı..
Türkiye ye geldiğinde gündüz saatlerinde tv açmaya çalış, göreceksin ki tüm kanallar saçpa sapan, geri zekalı insanlarla dolu.. Bu tarz programlara karşıyım izleyenlerede karşıyım hepsine karşıyım. :D O onunla yatmış, öbürü bununla kalmış, kimi kocasını aldatmış, kiminin bilmem neyi kaçmış vs.vs
Kısacası bizim Made in Türkiye kopyalamada, çalmada, yapıştırma da profesyonel..
Ne uzun bir yorum yaptım öyle. Benzer bir konu yazıpta içimi döksem tam süper olacak aslında. :)
Söylediklerinize katılıyorum ama yarışma hakkında yeterince bilgiye sahip olmadığınız belli. Türkiye’ deki çoÄŸu yarışma baÅŸka ülkelerden alınmış. Fakat fenomen yarışması bir kaç ülkede yapılarak her ülkenin galiplerine Los Angeles’ ta ayrı bir yarışma yapılacak. Böylece Uri Geller veliahtını bulmuÅŸ olacak.


























































Söyledikleriniz tamamiyle doğru olsa da genel manzara bu kadar kötü olmasa gerek. İyi işler çıkaran insanlar da var ve sayıları hergün artıyor.
Bizim sorunumuz ÅŸu ki her meseleye İstanbul’dan bakıyor ve ufkumuzu “Edirne’den Ardahan’a” sloganının sınırlıyor olması.
Bizim küresel ve orjinal bir iÅŸ yapmak gibi meselemiz yoktur, çünkü; “ne de olsa biz yapamayız” yapmayı deneyen olsa “yakında iÅŸin içine eder” gibi yorumlar alır başını gider.
Biz kendimizi ya hakir görüyoruz ya da sırf Türklük sıfatı ile dünyanın en asil en akıllı varlıkları oluveriyoruz; hiçbir şey yapmasak bile.
Öncelikle bu garip zihniyetten kurtulmamız lazım.